Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/7552 K.2012/34838
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar sanık temyiz dilekçesini “müşteki-sanık” olarak vermiş ise de sanığın 26/02/2009 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında TCK'nin 51. maddesi hususunun “cezasınının ertelenmesi durumunda bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından” denilerek hükümde açıkça tartışıldığı anlaşılmakla, tebliğnamadeki bu husus yönünden bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nin 53/2. maddesi gereğince uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, TCK'nin 53. maddesine ilişkin kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1- a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan 53/2. maddesi hükmü gereğince mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilerek sair yönlerin aynen bırakılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Her ne kadar sanık temyiz dilekçesini “müşteki-sanık” olarak vermiş ise de sanığın 26/02/2009 tarihli oturumda şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında TCK'nin 51. maddesi hususunun “cezasınının ertelenmesi durumunda bir daha suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşmadığından” denilerek hükümde açıkça tartışıldığı anlaşılmakla, tebliğnamadeki bu husus yönünden bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nin 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun şartla tahliye tarihine kadar uygulanabileceği gözetilmeden, yazılı şekilde TCK'nin 53/2. maddesi gereğince uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince, TCK'nin 53. maddesine ilişkin kısmının “5237 sayılı TCK’nin 53/1- a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan 53/2. maddesi hükmü gereğince mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” şeklinde değiştirilerek sair yönlerin aynen bırakılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.