Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/41809 K.2012/44185
Özet: Mahkeme, 18.04.2008 tarihli küçük mağdurun şikayetçiliğini reddetmekle birlikte, 19.08.2008 tarihli vekilin talebiyle 5271 sayılı CMK’nin 239/2. ve 266/3. maddelerine uygun olarak mağdurun kamuyu davaya katılmasına karar vererek, bu kararını 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle onamıştır.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Küçük olan mağdur ...'ın 18.04.2008 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesine rağmen mağdur vekilinin 19.08.2008 tarihli celsede davaya katılma talebinde bulunduğu ve mahkemece 5271 sayılı CMK'nin 239/2. maddesi uyarınca görevlendirilen ve küçüğü temsil eden vekilin talebi doğrultusunda mağdurun kamu davasına katılmasına karar verildiği, kıyas yoluyla 5271 sayılı CMK'nin 266/3. maddesi uyarınca mağdur ile vekilinin iradesinin çelişmesi halinde vekilinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği, bu nedenle vekilin iradesi doğrultusunda mahkemece mağdurun davaya katılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın beraatine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Küçük olan mağdur ...'ın 18.04.2008 tarihli celsede sanıktan şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan etmesine rağmen mağdur vekilinin 19.08.2008 tarihli celsede davaya katılma talebinde bulunduğu ve mahkemece 5271 sayılı CMK'nin 239/2. maddesi uyarınca görevlendirilen ve küçüğü temsil eden vekilin talebi doğrultusunda mağdurun kamu davasına katılmasına karar verildiği, kıyas yoluyla 5271 sayılı CMK'nin 266/3. maddesi uyarınca mağdur ile vekilinin iradesinin çelişmesi halinde vekilinin iradesine üstünlük tanınması gerektiği, bu nedenle vekilin iradesi doğrultusunda mahkemece mağdurun davaya katılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki red düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.