Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/41716 K.2013/7635
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanıkların aile bireylerine kötü davranma suçundan (yaralama, hakaret vb.) mahkumiyetidir; Mahkeme, temyiz itirazlarını reddederek ve ilgili kanun hükümlerini dikkate alarak, sanıkların hapis cezalarını muayene‑tedavi tedbirine çevirmeyi kabul etti.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyete dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) Aile bireylerine kötü davranma suçu; yaralama, tehdit, sövme gibi Yasanın başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsar. Somut olayda sanıkların katılanlara iki aylık zaman zarfında hakaret bulundukları, dövüp yaraladıkları, evden kovdukları ve en son olarak aralarında çıkan tartışma sonrasında 25/07/2007 tarihinde sanıklardan ...’in katılan ... darp ettiği iddia edilmesine göre, sanıkların katılanları evden kovduklarına dair sübut delil bulunmadığı, katılanlar evden ayrılmak istediklerinde sanıkların evden ayrılmalarına izin vermediklerini beyan etmeleri karsısında, sanık ...’in, kızı olan yakınanı yaralaması eylemi sübut bulmakla 5237 sayılı TCY'nin 86/2, 86/3-a. maddesinde düzenlenen yaralama suçundan cezalandırılması, sanıkların katılanlara karşı diğer hakaret ve yaralama suçlarının sübut bulup bulmadığı tartışılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, her iki sanık hakkında kötü muamele suçundan hüküm tesisi, 2) Kabule göre de; a) 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesinin 1. fıkrasında "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; ..... b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, çevrilebilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen dosyada, mahkemece, hükmolunan 3 ay 22 ... hapis cezasının anılan yasa hükmü uyarınca muayene ve tedavi tedbirine çevrildiği görülmektedir. 5237 sayılı TCK'nin 50/1 maddesindeki seçenek yaptırımlar arasında muayene ve tedavi tedbirinin bulunmadığı gibi mağdur veya kamunun kötü muamele suçunun işlenmesinden ötürü aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilebilecek bir zararı bulunmadığı, dosyaya yansıyan tıbbi bir rahatsızlığı da bulunmayan sanık ... hakkında kanunda öngörülmeyen yükümlülük getirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Katılanların babaları olan sanığın psikolojik sorunları olduğunu iddia etmeleri ve mahkemece yasal olmasa da 5237 sayılı TCK'nin 50/1-b maddesi gereğince muayene ve tedavi tedbirine çevrildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemi gerçekleştirdiği sırada atılı suçun anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığı, TCK'nin 32. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı araştırılıp tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, c) Sanık ... hakkında kurulan hükümde, TCK'nin 53/1-c bendindeki hak yoksunluğunun, hükümlünün “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanacağının gözetilmemesi, d) Sanık ... hakkında; Daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanığın eyleminin, niteliği gereği maddi zarar oluşturmayıp ancak manevi zarar doğurabileceği ve bu zararın somut nitelikte bulunmaması dikkate alınarak, yasal olmayan gerekçeyle CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyete dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Diğer temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1) Aile bireylerine kötü davranma suçu; yaralama, tehdit, sövme gibi Yasanın başka maddelerinde açıkça düzenlenmiş suçlar dışında kalan, çıplak gezdirme, aç bırakma, sürekli alay etme, korkutma gibi merhamet ve şefkatle bağdaşmayan eylemleri kapsar. Somut olayda sanıkların katılanlara iki aylık zaman zarfında hakaret bulundukları, dövüp yaraladıkları, evden kovdukları ve en son olarak aralarında çıkan tartışma sonrasında 25/07/2007 tarihinde sanıklardan ...’in katılan ... darp ettiği iddia edilmesine göre, sanıkların katılanları evden kovduklarına dair sübut delil bulunmadığı, katılanlar evden ayrılmak istediklerinde sanıkların evden ayrılmalarına izin vermediklerini beyan etmeleri karsısında, sanık ...’in, kızı olan yakınanı yaralaması eylemi sübut bulmakla 5237 sayılı TCY'nin 86/2, 86/3-a. maddesinde düzenlenen yaralama suçundan cezalandırılması, sanıkların katılanlara karşı diğer hakaret ve yaralama suçlarının sübut bulup bulmadığı tartışılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, her iki sanık hakkında kötü muamele suçundan hüküm tesisi, 2) Kabule göre de; a) 5237 sayılı TCK'nin 50. maddesinin 1. fıkrasında "Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; ..... b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, çevrilebilir." hükmü yer almaktadır. İncelenen dosyada, mahkemece, hükmolunan 3 ay 22 ... hapis cezasının anılan yasa hükmü uyarınca muayene ve tedavi tedbirine çevrildiği görülmektedir. 5237 sayılı TCK'nin 50/1 maddesindeki seçenek yaptırımlar arasında muayene ve tedavi tedbirinin bulunmadığı gibi mağdur veya kamunun kötü muamele suçunun işlenmesinden ötürü aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle giderilebilecek bir zararı bulunmadığı, dosyaya yansıyan tıbbi bir rahatsızlığı da bulunmayan sanık ... hakkında kanunda öngörülmeyen yükümlülük getirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, b) Katılanların babaları olan sanığın psikolojik sorunları olduğunu iddia etmeleri ve mahkemece yasal olmasa da 5237 sayılı TCK'nin 50/1-b maddesi gereğince muayene ve tedavi tedbirine çevrildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eylemi gerçekleştirdiği sırada atılı suçun anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğine sahip olup olmadığı, TCK'nin 32. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı araştırılıp tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi, c) Sanık ... hakkında kurulan hükümde, TCK'nin 53/1-c bendindeki hak yoksunluğunun, hükümlünün “kendi altsoyu” üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanacağının gözetilmemesi, d) Sanık ... hakkında; Daha önce kasıtlı bir suçtan hükümlülüğü bulunmayan sanığın eyleminin, niteliği gereği maddi zarar oluşturmayıp ancak manevi zarar doğurabileceği ve bu zararın somut nitelikte bulunmaması dikkate alınarak, yasal olmayan gerekçeyle CMK'nin 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 26.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.