‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/3983 K.2011/5698

Esas No: 2011/3983 · Karar No: 2011/5698 · Karar Tarihi: 21.04.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın kasten yaralama suçundan dolayı hapis cezası ile adli para cezasına çevirme kararının geçerliliği ve infaz rejiminin uygulanmasıdır. Mahkeme, 86/2 maddesi uyarınca verilen hapis cezasını koruyarak, para cezasını yeniden uygulamayı reddetmiş ve mükerrirlere özgü infaz rejimini sürdürmeyi kabul etmiştir.
Kasten yaralama suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı TCK'nun 86/2 maddesi uyarınca, aynı yasanın 58/3 maddeside göz önüne alınmak suretiyle 4 ay hapis, 62/1 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim uygulanarak, 3 ay 10 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra, TCK'nun 50/1-a, 52/2, maddeleri uyarınca günlüğü 20 TL üzerinden hesaplanmak üzere, 2000 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına, 30.5.2008 tarihinde infaz edilmiş sayılan Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2007 tarih 2006/72 Esas, 2007/364 Karar sayılı ilamı ile tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 58/6 maddesi uyarınca CGTİK 108/2 maddesi dikkate alınmak suretiyle mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Söke 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.06.2010 tarih, 2009/102 Esas, 2010/280 sayılı kararı, 24.09.2010 tarihinde kesinleşip, adli para cezasının infazı için C.Başsavcılığına gönderilmiş C.Başsavcılığı 14.10.2010 tarih ve 2010/1481 tarihli yazı ile 2 Asliye Ceza Mahkemesinden ilamın infazının drdurulmasını talep etmiş Söke 2 Asliye Ceza Mahkemesinin 18.10.2010 tarih, 2019/102, 2010/280 sayılı ek kararı üzerine, Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.01.2011 ... ve 2010/2326 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası, Yargıtay C.Başsavcılığının 03.02.2011 ..., 2011/21379 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkur ihbarnamede:
1) Sanığın tekerrüre esas alınan Söke 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2007 tarihli, 2006/72 Esas, 2007/364 sayılı kararına konu eyleminin 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmiş olması sebebiyle, incelemeye konu suçtan verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de, Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 19.03.2008 tarihli ve 2008/2761-5122 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1 maddesinde yer alan "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.204 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere 305 ile 326 maddeleri uygulanır..."şeklindeki düzenleme ile 1412 sayılı Kanunun 305/1-1 ve 305/2 maddelerine göre iki milyar liraya kadar olan para cezalarının kesin olması ve tekerrüre alınmayacak olmaları karşısında, sanığın sabıkasına esas önceki para cezasının iki bin Türk lirasının altında olduğu,
2) 5237 sayılı Kanun'un 58,5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ve 108. Maddeleri birlikte değerlendirildiğinde adli para cezasına hükmedilen sanık hakkında hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesinin mümkün olmadığı,
Gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetli görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 50/2 maddesinde yer alan "Suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse, bu ceza artık adli para cezasına çevrilemez" hükmüne aykırı olarak, olayımızda 86/2 maddesi uygulanırken hem hapis hem de adli para cezası öngörüldüğü ve belirtilen seçenek cezalardan hapis cezasına hükmedilmesine rağmen, bu cezanın tekrar para cezasına çevrildiği anlaşılmıştır. Bu hususta ayrıca, kanun yararına bozma talebinde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için, dosyanın Yüksek Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun takdirinden sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 21.04.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?