‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/33230 K.2012/5235

Esas No: 2011/33230 · Karar No: 2012/5235 · Karar Tarihi: 15.02.2012
Özet: (1) Uyuşmazlık, kasten yaralama suçundan dolayı adli para cezasının alt sınırının uygulanmaması ve mağdur zararının yeterince araştırılmadan hüküm açıklanması konularında; (2) Mahkeme, temel cezanın belirlenmesinde hatalı uygulama nedeniyle kararını bozdu ve 15/02/2012’de oybirliğiyle kararla yeniden değerlendirmeye yöneldi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak
1- 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY.nın 52/1. maddesinde adli para cezasının alt sınırının beş günden az olamayacağının belirtilmesi ve aynı yasanın 86/2. Maddesinde alt sınırı açıklanmaksızın seçimlik adli para cezasının öngörülmesi ve yargılamaya konu suçun, 5560 sayılı Yasayla TCK.’nun 61. maddesine eklenen 9. fıkra hükmünün yürürlük tarihinden önce, 08/11/2005 tarihinde işlenmesi nedeniyle temel cezanın belirlenmesi sırasında, 5237 sayılı T.C. K.’nun 61/9 maddesi hükmü dikkate alınmaksızın kasten yaralama suçundan dolayı adli para cezasının tercih edilmesi ve alt sınırdan uygulama halinde 5 ... adli para cezasının esas alınması gerekirken, TCK'nun 7/2 maddesi hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında 5237 sayılı T.C. Y.’nın 61/9 maddesi hükmü gereğince hapis cezası karşılığı olarak adli para cezasına hükmedilmesi,
2-Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, kendisine ulaşılamayan ve bu itibarla beyanına başvurulamayan müştekinin yargılamaya konu eylem nedeniyle zararının olduğu konusunda talebi olmaksızın, dosyaya yansımış tespiti mümkün bir zararının olup olmadığı araştırılmaksızın, sanığa varsa tespiti mümkün bir zarar karşılamak isteyip istemediği hususu sorulmaksızın belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan “yakınanın sanıktan şikayetçi olması ve zararının karşılanmaması ...” gerekçesiyle eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle sanık hakkında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?