Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/32462 K.2012/2517
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanıkların beraat veya mahkumiyet kararıyla ilgili olarak mahkeme kararının açıklanmasının geri bırakılmasına dair itiraz ve temyiz talepleridir; (2) Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın 231/12 maddesine göre kararın açıklanmasını geri bırakma hakkını saklı tutarak, dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığına tebliğ edilmesini ve ilgili sanıkların kararı yeniden incelenmesi için mahalli mahkemeye gönderilmesini emrederek kararını bozmuştur.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesine göre, itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE,
II) Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
İddianameye göre sanık ...'ın "sanık" sıfatı yanında "suçtan zarar gören kişi" olmadığı görülmekle, tebliğnamenin 2-a maddesindeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230/1-c, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY'sının 308/7 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve tüm kişileri inandıracak, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve hiçbir gerekçede göstermeden mahkumiyete ve beraate dair hüküm tesisi,
2) Müşteki ... ve vekilinin sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtmeleri karşısında, müştekiden ve vekilinden duruşmalara katılan sıfatıyla katılıp katılmayacakları sorulup "davaya katılma" yönünde olumlu ya da olumsuz karar verilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi suretiyle CMK 237/1 ve 238/1-2 maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat, mahkumiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların, 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesine göre, itiraz yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmakla, temyizen incelenmeyen dosyanın itiraz merciince incelenmesi için mahalli mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına TEVDİİNE,
II) Sanık ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin incelenmesine gelince;
İddianameye göre sanık ...'ın "sanık" sıfatı yanında "suçtan zarar gören kişi" olmadığı görülmekle, tebliğnamenin 2-a maddesindeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1) Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı CMK'nın 34/1, 230/1-c, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY'sının 308/7 maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve tüm kişileri inandıracak, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde kararda gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve hiçbir gerekçede göstermeden mahkumiyete ve beraate dair hüküm tesisi,
2) Müşteki ... ve vekilinin sanıklardan şikayetçi olduklarını belirtmeleri karşısında, müştekiden ve vekilinden duruşmalara katılan sıfatıyla katılıp katılmayacakları sorulup "davaya katılma" yönünde olumlu ya da olumsuz karar verilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi suretiyle CMK 237/1 ve 238/1-2 maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, müşteki vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 25.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.