Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/28378 K.2011/21787
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Temyiz isteminin reddine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkeme, "sanığın ve müştekinin yüzünde, müşteki ...'ın yokluğunda tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren... temyiz yolu açık olmak üzere..." biçiminde kararı açıkladıktan sonra tebliğ etmeden kararı kesinleştirdiği, Yargıtay CGK'nun Dairemizce de benimsenen 07.07.2009 ..., 2007/5-81 Esas ve 2009/196 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa'nın 40 maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolu bildiriminde bulunulurken yanıltıcı şekilde hem tefhim hem de tebliğden söz edilmesi, hükmü temyiz etme hakkı bulunanlar yönünden yanıltıcı nitelikte bir eksiklik olarak değerlendirilmiş, bu durum 5271 sayılı CMK'nın 40 maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu halde yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanığın 20.10.2008 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddine dair mahkemenin 22.10.2008 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Temyiz isteminin reddine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahkeme, "sanığın ve müştekinin yüzünde, müşteki ...'ın yokluğunda tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren... temyiz yolu açık olmak üzere..." biçiminde kararı açıkladıktan sonra tebliğ etmeden kararı kesinleştirdiği, Yargıtay CGK'nun Dairemizce de benimsenen 07.07.2009 ..., 2007/5-81 Esas ve 2009/196 sayılı kararında belirtildiği üzere, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 34/2, 231/2, 232/6 ve Anayasa'nın 40 maddesi hükümlerine göre kararda yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerekmektedir. Buna rağmen tefhim olunan kararda yasa yolu bildiriminde bulunulurken yanıltıcı şekilde hem tefhim hem de tebliğden söz edilmesi, hükmü temyiz etme hakkı bulunanlar yönünden yanıltıcı nitelikte bir eksiklik olarak değerlendirilmiş, bu durum 5271 sayılı CMK'nın 40 maddesi uyarınca eski hale getirme nedeni teşkil edeceğinden ve bu halde yasa yolu süresinin işlemeye başlayacağından söz edilemeyeceğinden, sanığın 20.10.2008 tarihli temyiz dilekçesi süresinde kabul edilerek temyiz isteminin reddine dair mahkemenin 22.10.2008 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.