‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/17896 K.2011/17256

Esas No: 2011/17896 · Karar No: 2011/17256 · Karar Tarihi: 16.11.2011
Kasten yaralama ve kötü muamele suçlarından sanık ...'nun,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 232/1, 62, 50/1-a, 52, 86/2-3-a, 62.maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 1000 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen hapis cezasının aynı Kanununun 51.maddesi gereğince ertelenmesine dair, Denizli 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 07.05.2009 tarihli ve 2007/503 esas,2009/436 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 05.08.2011 tarih ve 2011/9940-41492 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.09.2011 tarih ve 2011/266020 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Müştekinin 31.03.2007 tarihinde ... Polis Merkezinde vermiş olduğu ifadesinde, eşi olan sanıkla bir haftadır aralarının açık olduğunu ve beyanının alındığı ... sanığın kendisine tokat atıp saçını çektiğini ve yaraladığını, talimatla Solhan Sulh Ceza mahkemesinde alınan ifadesinde de benzer beyanda bulunmuş olması, sanığın da eşiyle bir haftadır geçinemediklerini, ona şiddet uygulamadığını savunması karşısında,sanığın eyleminin sadece yaralama suçunu oluşturduğu, ayrıca kötü muamele suçunun unsurları oluşmadığı halde yazılı şekilde kötü muamele suçundan da mahkumiyetine hükmolunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı Yasanın 309. maddesinde Adalet Bakanlığına, 310. maddesinde ise Yargıtay C.Başsavcısına tanınan yasa yararına bozma başvuru yetkisi, hâkim veya mahkemelerce verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılığı gidermeyi amaçlayan olağanüstü bir yasa yoludur.
Bozma nedenleri;
5271 sayılı Yasanın 223 üncü maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, 309. maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca; kararı veren hâkim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için, verilecek hüküm veya kararda, lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.
Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin olması halinde ise, anılan fıkranın (b) bendi uyarınca kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm verilecek, ancak bu halde verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamayacaktır.
Davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında ise, (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, “tekriri muhakeme” yasağı nedeniyle kanun yararına bozma kapsamında yeniden yargılama da gerekmeyecektir.
4’üncü fıkranın (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde, cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise, bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde de yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.
Ancak hükümdeki her hukuka aykırılık, bu yasa yolunun olağanüstü bir yasa yolu olması ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 ... ve 3-2 sayılı kararı uyarınca, yasa yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda, hâkimlerin takdir hakları alanlarına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar, bu olağanüstü yasa yoluna konu olamayacaktır.
Kanun yararına bozmaya konu edilen Denizli 1.Sulh Ceza Mahkemesince 07.05.2009 ... ve 2007/503-2009/436 sayılı kararında; 5237 sayılı TCK'nun 232/1.maddesine göre verilen mahkumiyet kararındaki ileri sürülen hukuka aykırılığın yukarıda ayrıntıları ile gösterilen 5271 sayılı CMK'nun 309.maddesindeki hallere dahil olmayıp hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu anlaşılmakla;
Buna göre;
Denizli 1.Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 07.05.2009 ... ve 2007/503-2009/436 sayılı kararda 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 232/1.maddesi uyarınca verilen mahkumiyet kararının mahkemenin takdir hakkı sınırları içinde değerlendirilmesi gerektiğinden bu hususun kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilmesi yerinde görülmediğinden, Denizli 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 07.05.2009 ... ve 2007/503-2009/436 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?