Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/14693 K.2012/10667
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu ve bu nedenle 5271 sayılı CMK’nin 231/6. maddesinin (a) bendinde yer alan “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği yönündedir. (2) Mahkeme, sanığın hapis cezasının infazını tamamlanıncaya kadar tatbikine ve ilgili TCK hükümlerinin uygulanmasına karar vererek, temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmün bozulmasını kabul etmemiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu ve bu mahkumiyete esas adli sicil kaydının silinme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında sanığın kendisine karşı sopayla yaralaması eyleminde bulunduğunu beyan ettiği, mağdurun bu sopayı 25.07.2006 tarihli duruşmada (1) metreden ... kürek sapı olarak tarif ettiği, sanığında 16.03.2006 tarihli kolluk beyanında ağaç dalı ile vurduğunu beyan ettiği, mağdurun aldırılan 13.03.2006 tarihli Adli Tıp Raporu incelendiğinde çok fazla bölgede çeşitli şekillerde yaralanması olduğu da dikkate alındığında mahkemenin suçta kullanıldığı sabit olan sopayı silah olarak nitelendirmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince hükmün hak yoksunluğuna ilişkin bölümünün "“Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” " şeklinde değiştirilerek sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu ve bu mahkumiyete esas adli sicil kaydının silinme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Mağdurun aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanlarında sanığın kendisine karşı sopayla yaralaması eyleminde bulunduğunu beyan ettiği, mağdurun bu sopayı 25.07.2006 tarihli duruşmada (1) metreden ... kürek sapı olarak tarif ettiği, sanığında 16.03.2006 tarihli kolluk beyanında ağaç dalı ile vurduğunu beyan ettiği, mağdurun aldırılan 13.03.2006 tarihli Adli Tıp Raporu incelendiğinde çok fazla bölgede çeşitli şekillerde yaralanması olduğu da dikkate alındığında mahkemenin suçta kullanıldığı sabit olan sopayı silah olarak nitelendirmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemesi nedeniyle tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Sair temyiz itirazların reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince hükmün hak yoksunluğuna ilişkin bölümünün "“Sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3 maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına” " şeklinde değiştirilerek sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.