Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/14622 K.2012/10681
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın önceki kasıtlı suçtan mahkumiyeti nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 231/6. maddesinin (a) bendinde yer alan “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması ve bu nedenle hüküm açıklamasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı konusundaki temyiz itirazıdır. (2) Mahkeme, sanığın önceki mahkumiyetinin silinme şartlarını sağlamadığını belirterek hüküm açıklamasını geri bırakamayacağını, ilgili kararların kesin nitelikli olduğunu ve tüm temyiz itirazlarının reddedildiğini kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu ve bu mahkumiyete esas adli sicil kaydının silinme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Sair temyiz itirazların reddine ancak;
1) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ve bu dosyaya konu suç tarihinden sonra kesinleşen Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2006 tarih, 2005-839 E, 2006-912 K, numaralı kararın kesin nitelikli olduğu ve 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK”nun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2) 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirler hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlülüğün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 Sayılı ... nın 58/6-7. madde ve fıkrası uyarınca "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına " karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenerek infaz yetkisinin kısıtlanması,
3) 5237 sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
4) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin belirtilmeyerek 5271 sayılı CMK 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu ve bu mahkumiyete esas adli sicil kaydının silinme şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede,
Sair temyiz itirazların reddine ancak;
1) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ve bu dosyaya konu suç tarihinden sonra kesinleşen Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 28.12.2006 tarih, 2005-839 E, 2006-912 K, numaralı kararın kesin nitelikli olduğu ve 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesiyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK”nun 305/son maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
2) 5275 Sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi uyarınca mükerrirler hakkında denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi hükmü veren mahkemeye değil, hükümlülüğün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olacağı gözetilmeden, hükümlülük kararında mükerrir olan sanık ... hakkında 5237 Sayılı ... nın 58/6-7. madde ve fıkrası uyarınca "mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanmasına " karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenerek infaz yetkisinin kısıtlanması,
3) 5237 sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
4) Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yerin belirtilmeyerek 5271 sayılı CMK 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.