Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/13503 K.2012/11647
Özet: Sulh Ceza Mahkemesi, 5320 sayılı yasanın 13. maddesindeki değişiklikle 5560 sayılı yasanın 30. maddesine dayanarak, baro tarafından ödenen avukatlık ücretinin yargılama giderinden sayılacağına hükmü kabul etti; 5 ay hapis cezasının erteleme imkânının rakamına uymazlığı nedeniyle TCK 51. maddesinin uygulanmazlığına karar vererek, kararının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca BOZULD Uğunu bildirdi.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5560 sayılı yasanın 30. maddesiyle 5320 sayılı yasanın 13. maddesinde yapılan değişiklik ile soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile ödenen avukatlık ücretinin, yargılama giderinden sayılacağı kabul edildiği ve Anayasa Mahkemesinin 12.03.2009 tarih, 2007/43 Esas ve 2009/51 karar sayılı kararıyla sözkonusu bu maddenin “Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır.” biçimindeki son tümcesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verildiğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
Sanığa verilen 5 ... hapis cezasının sanığın daha önceden kasıtlı suçtan hüküm giydiği ve bu mahkumiyetinin üç ayı aştığı, bu nedenle hapis cezasının ertelenmesinin kanunen imkansız olduğundan sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, oysa ki dosya içerisinde yer alan sanığın 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.1994 kesinleşme tarihli 1994/3 Esas ve 1994/46 karar sayılı ilamda infaz tarihi yer almadığı, sözkonusu ilamın infaz edilip edilmediği, silinme koşulları oluşup oluşmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
5560 sayılı yasanın 30. maddesiyle 5320 sayılı yasanın 13. maddesinde yapılan değişiklik ile soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafi ve vekile ödenen avukatlık ücretinin, yargılama giderinden sayılacağı kabul edildiği ve Anayasa Mahkemesinin 12.03.2009 tarih, 2007/43 Esas ve 2009/51 karar sayılı kararıyla sözkonusu bu maddenin “Bu ücret, yargılama giderlerinden sayılır.” biçimindeki son tümcesinin Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verildiğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
Sanığa verilen 5 ... hapis cezasının sanığın daha önceden kasıtlı suçtan hüküm giydiği ve bu mahkumiyetinin üç ayı aştığı, bu nedenle hapis cezasının ertelenmesinin kanunen imkansız olduğundan sanık hakkında TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği, oysa ki dosya içerisinde yer alan sanığın 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum olduğu Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.1994 kesinleşme tarihli 1994/3 Esas ve 1994/46 karar sayılı ilamda infaz tarihi yer almadığı, sözkonusu ilamın infaz edilip edilmediği, silinme koşulları oluşup oluşmadığı araştırılmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 26/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.