Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/12263 K.2012/35785
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 tarih ve 2011/10-182 esas - 2011/204 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi ile "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda" müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlanması karşısında, alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlar yönünden müdafii görevlendirilmesi zorunluluğu bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Görgü tanığı olmayan olayda, olayın başlangıç nedeninin her iki tarafça farklı anlatılması ve mahkemenin kabulünde olduğu gibi ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının belirlenememesine göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği gözetilmeyerek, yazılı gerekçelerle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair. Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 tarih ve 2011/10-182 esas - 2011/204 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı kanunla değişik 5271 sayılı CMK'nin 150/3. maddesi ile "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda" müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlanması karşısında, alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlar yönünden müdafii görevlendirilmesi zorunluluğu bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Görgü tanığı olmayan olayda, olayın başlangıç nedeninin her iki tarafça farklı anlatılması ve mahkemenin kabulünde olduğu gibi ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının belirlenememesine göre sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği gözetilmeyerek, yazılı gerekçelerle sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.