Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/11275 K.2012/12613
6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet etmek suçundan sanıklar ... ve Şaban...nın anılan Kanunun 108/1 (iki kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 (iki kez), 50/1-a (iki kez), 52/1 (dört kez) maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 15/4/2009 tarih 2008/63 esas, 2009/186 sayılı kararını müteakip, adı geçen sanıkların yine 6831 sayılı Orman Kanununa muhalefet etmek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62/1 (iki kez), 50/1-a (iki kez), 52/1 (dört kez) maddeleri uyarınca ikişer kez 500,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına ilişkin Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 2/6/2010 tarih 2008/333 esas, 2010/221 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 20/5/2011 tarih ve 2011/6477/29179 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/6/2011 tarih ve 2011/210557 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede ;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “ayni fiil nedeniyle, ayni sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir “ şeklindeki 223/7 maddesi karşısında;
Dosya kapsamına göre adı geçen sanıkların her iki mahkumiyetlerine konu eylemlerin ayni eylemler oldukları anlaşılmakla, daha önce adı geçen sanıklar ile ilgili aynı fiillerinden dolayı yapılan yargılama sonucunda Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 15/4/2009 tarih ve 2008/63 esas, 2009/186 sayılı kararı ile 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olması hususu dikkate alınmadan, bu sanıklar yönünden davanın reddi yerine yargılamaya devam olunarak yukarıda yazılı şekilde aynı eylemlerinden dolayı yeniden mahkumiyetlerine hükmedilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
Mahkemenin, 2008/63 esas sayılı dosyasında, sanıklar hakkında, ihbar üzerinde sanıklardan Ömer'in evinda kaçak emval bulunup bu esnada 500 metre ileride de Jandarmaca sanık ...'ın emval yüklü kamyonunun durdurulduğu öğrenilip sanık ...'ın emvalin diğer sanığa ait evin bahçesinden yüklenip Ferizli'deki evine götürdüğünü beyan etmesi üzerine 30/12/2007 tarihinde düzenlenen suç tutanağı üzerine 18/1/2008 tarihli iddianame ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/1-4 maddelerine muhalefetten dava açıldığının; yine aynı mahkemenin 2008/333 esas sayılı dosyasında da kaçak emval yüklendiği ihbarı üzerine gidilen Ömer'in evinin önünde suça konu kamyonun görüldüğü, Ömer'in emvali tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, kamyon sahibi sanık ...'ın da emvali Ömer'in Ferizli'deki evine getirmesini istediğini beyan
etmesi üzerine Jandarmaca düzenlenen tutanak üzerine 10/7/2008 tarihli iddianame ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/1-4 maddelerine muhalefetten dava açıldığı, sanıkların eylemlerinin aynı olmasına karşılık orman memurları ve jandarma görevlilerince ayrı ayrı düzenlenen tutanaklara istinaden açılan davalarda sanıkların aynı fiilinden dolayı iki kez mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/333 esas, 2010/221 karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, karara “ sanıklar hakkında aynı fiil nedeniyle, mahkemenin 2008/63 esas 2009/186 sayılı kararı ile mahkumiyetlerine hükmolunduğu anlaşılmakla işbu dava dosyasının CMK'nin 223/7 maddesi gereğince REDDİNE" paragrafının eklenmesi, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28/3/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Mezkur ihbarnamede ;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun “ayni fiil nedeniyle, ayni sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir “ şeklindeki 223/7 maddesi karşısında;
Dosya kapsamına göre adı geçen sanıkların her iki mahkumiyetlerine konu eylemlerin ayni eylemler oldukları anlaşılmakla, daha önce adı geçen sanıklar ile ilgili aynı fiillerinden dolayı yapılan yargılama sonucunda Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 15/4/2009 tarih ve 2008/63 esas, 2009/186 sayılı kararı ile 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş olması hususu dikkate alınmadan, bu sanıklar yönünden davanın reddi yerine yargılamaya devam olunarak yukarıda yazılı şekilde aynı eylemlerinden dolayı yeniden mahkumiyetlerine hükmedilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK'nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü ;
Mahkemenin, 2008/63 esas sayılı dosyasında, sanıklar hakkında, ihbar üzerinde sanıklardan Ömer'in evinda kaçak emval bulunup bu esnada 500 metre ileride de Jandarmaca sanık ...'ın emval yüklü kamyonunun durdurulduğu öğrenilip sanık ...'ın emvalin diğer sanığa ait evin bahçesinden yüklenip Ferizli'deki evine götürdüğünü beyan etmesi üzerine 30/12/2007 tarihinde düzenlenen suç tutanağı üzerine 18/1/2008 tarihli iddianame ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/1-4 maddelerine muhalefetten dava açıldığının; yine aynı mahkemenin 2008/333 esas sayılı dosyasında da kaçak emval yüklendiği ihbarı üzerine gidilen Ömer'in evinin önünde suça konu kamyonun görüldüğü, Ömer'in emvali tanımadığı bir şahıstan satın aldığını, kamyon sahibi sanık ...'ın da emvali Ömer'in Ferizli'deki evine getirmesini istediğini beyan
etmesi üzerine Jandarmaca düzenlenen tutanak üzerine 10/7/2008 tarihli iddianame ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 108/1-4 maddelerine muhalefetten dava açıldığı, sanıkların eylemlerinin aynı olmasına karşılık orman memurları ve jandarma görevlilerince ayrı ayrı düzenlenen tutanaklara istinaden açılan davalarda sanıkların aynı fiilinden dolayı iki kez mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.
Buna göre;
Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden Karasu Sulh Ceza Mahkemesinin 2008/333 esas, 2010/221 karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi uyarınca BOZULMASINA, karara “ sanıklar hakkında aynı fiil nedeniyle, mahkemenin 2008/63 esas 2009/186 sayılı kararı ile mahkumiyetlerine hükmolunduğu anlaşılmakla işbu dava dosyasının CMK'nin 223/7 maddesi gereğince REDDİNE" paragrafının eklenmesi, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 28/3/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.