Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/1111 K.2011/3715
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine, cezasının teciline dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahallinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda suça konu sahaların, 1946 yılında yapılan ve kesinleşen tahdit çalışması ile orman sahasında kaldığı ve 1744 Sayılı Kanun ile 3302 Sayılı Kanun kapsamına göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B çalışmalarının da 1946 tarihinde yapılan tahdit ile ... çakışıp 2/B konu edilmeyerek orman olduğu kesin olarak anlaşılmakla bu dava sonrasında açılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004-/193 Esas nolu dosyası sonuca etkili olmayacağından bekletici mesele yapılmaması gerekmekle zamanaşımını durdurmayacağı ve sanığa yüklenen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle Suç tarihi olan 22.05. 2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 Sayılı TCK'nun 102/4 - 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine, cezasının teciline dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Mahallinde yapılan bilirkişi incelemeleri sonucunda suça konu sahaların, 1946 yılında yapılan ve kesinleşen tahdit çalışması ile orman sahasında kaldığı ve 1744 Sayılı Kanun ile 3302 Sayılı Kanun kapsamına göre yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B çalışmalarının da 1946 tarihinde yapılan tahdit ile ... çakışıp 2/B konu edilmeyerek orman olduğu kesin olarak anlaşılmakla bu dava sonrasında açılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004-/193 Esas nolu dosyası sonuca etkili olmayacağından bekletici mesele yapılmaması gerekmekle zamanaşımını durdurmayacağı ve sanığa yüklenen suçların gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırı itibariyle Suç tarihi olan 22.05. 2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında 765 Sayılı TCK'nun 102/4 - 104/2. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 Sayılı CMK'nun 223/8. maddesi uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.