Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/9765 K.2012/28811
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanık ... mahkumiyetine, sanık ... hakkında düşmeye dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) ... müdafiininn 'müşteki vekili' sıfatıyla sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Müşteki ...'ın yargıla süresinde sanık hakkında şikayet beyanı bulunmadığı gibi, davaya katılma talebinde de bulunmamasına göre, davaya katılmayan ve 'katılan' sıfatı bulunmayan müşteki vekilinin CMK'nin 242/1 ve 260/1 maddelerine gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın bıçakla vurmak suretiyle müştekinin yaşamsal tehlike geçirmesine ve organın işlev kaybına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; TCK'nin 87/2-son maddesindeki atıf 87/1-son maddesine yönelik olmayıp 86. maddesine yönelik olduğundan, müştekide hayati tehlikeye ve organın işlev kaybına neden olan yaralanmadan dolayı sanığın sadece en ağır cezayı gerektiren TCK'nin 86/1, 3.e, 87/2.b-son maddesiyle sorumlu tutulabileceği, TCK'nin 87. maddeye göre sanığın cezasının iki kez arttırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekildeki uygulamayla sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanık ... mahkumiyetine, sanık ... hakkında düşmeye dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) ... müdafiininn 'müşteki vekili' sıfatıyla sanık ... hakkındaki hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Müşteki ...'ın yargıla süresinde sanık hakkında şikayet beyanı bulunmadığı gibi, davaya katılma talebinde de bulunmamasına göre, davaya katılmayan ve 'katılan' sıfatı bulunmayan müşteki vekilinin CMK'nin 242/1 ve 260/1 maddelerine gereğince hükmü temyiz yetkisi bulunmadığından temyiz isteminin CMUK'un 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
2) Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyizin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın bıçakla vurmak suretiyle müştekinin yaşamsal tehlike geçirmesine ve organın işlev kaybına neden olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda; TCK'nin 87/2-son maddesindeki atıf 87/1-son maddesine yönelik olmayıp 86. maddesine yönelik olduğundan, müştekide hayati tehlikeye ve organın işlev kaybına neden olan yaralanmadan dolayı sanığın sadece en ağır cezayı gerektiren TCK'nin 86/1, 3.e, 87/2.b-son maddesiyle sorumlu tutulabileceği, TCK'nin 87. maddeye göre sanığın cezasının iki kez arttırılamayacağı gözetilmeden yazılı şekildeki uygulamayla sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.