Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/9425 K.2012/34044
Özet: (1) Uyuşmazlık, orman idaresinin ve sanıkların ağaç kesme suçlamasıyla ilgili temyiz talepleri ve bu taleplerin kabulü veya reddi üzerine kurulmuştur. (2) Mahkeme, sanıkların çoğunun temyiz taleplerini reddederek mahkumiyet kararını onaylarken, belirli sanıkların temyiz itirazlarını bozarak kararı iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar yönünden usulüne uygun müdahale talebinde bulunan orman idaresi yerine vekilinin duruşmalara kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar görme ihtimaline binanen orman idaresinin müdahale talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklardan ...ın temyizi süresinde olduğundan, Feyzi tarafından da temyiz edilmediğinden tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiş; diğer sanıklar, Mevlüt, Nafiz, Ayhan, Tevrat, Haydar, Şehri, Ahmet ve Yaşar'ın süresinde yapılmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı kanunun CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılan idarenin temyiz talebine hasren yapılan incelemede;
1) Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçe ve takdire göre katılan idarenin adı geçen sanıklara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
2) Diğer sanıklar yönünden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında adı geçen şüphelilerin sorulduğunda, yerin kendi korumaları altında olduğunu, mahallede oturan diğer şahıslar kestiği için kendilerinin de kesip yakacak ihtiyaçlarında kullandıklarını beyan etmelerine karşılık aşamalarda alınan savunmalarında diğer sanıkların da farklı zamanda ağaç kestiklerini, ancak keserken görmediklerini beyan etmelerine; muhtar ...'un hazırlıkta alınan ifadesinde, kesim yerinin üç sülaleye ayrıldığını, orman memurları ile bölgeye gittiklerinde Ayşegil sülalesinde yaklaşık 90 adet, Yılmazlar sülalesinde 50 adet, Tahtaca sülalesinde de ağaç kesilmediğini tesbit ettiklerini, kimsenin başkasına ait bölgeden gidip ağaç kesemeyeceğini, hangi bölgede ağaç kesilmişse o bölgenin sahiplerince kesildiğini, duruşma aşamasında da sanıkları bizzat ağaç keserken görmediğini, ancak kesim yerlerinin kendi korumaları altında olduğunu, ağaç kesip evlerine götürdüklerini de bilmediğini beyan etmesine; muhtarın beyanında bahsi geçen ağaç kesilen bölgelerin ait olduğu şahısların bir kısmının ağaç kestiklerini kabul ettiklerinin ve mahkumiyetlerine karar verildiğinin; yapılan ihbar üzerine orman memurlarının olay yerine gitmesi sonucu kesimlerinin tesbit edildiğinin anlaşılmasına göre; ihbarcının kimliğinin araştırılarak tesbiti halinde tanık olarak ifadesinin alınmasından, ...dışında kalan köy ihtiyar heyeti üyeleri, saha bekçisi ve civar taşınmaz sahiplerinin de bu konuyla ilgili beyanlarının alınmasından sonra mahkumiyetlerine karar verilen bir kısım sanıkların, dosyaya ibraz edilen belgeler ışığında da, bölgenin korumaları altında olması dışında suça konu ağaçları kestiklerinin ne şekilde tesbit edildiği hususu irdelenmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile katılan idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar yönünden usulüne uygun müdahale talebinde bulunan orman idaresi yerine vekilinin duruşmalara kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar görme ihtimaline binanen orman idaresinin müdahale talebinin kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıklardan ...ın temyizi süresinde olduğundan, Feyzi tarafından da temyiz edilmediğinden tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiş; diğer sanıklar, Mevlüt, Nafiz, Ayhan, Tevrat, Haydar, Şehri, Ahmet ve Yaşar'ın süresinde yapılmayan temyiz istemlerinin 1412 sayılı kanunun CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Katılan idarenin temyiz talebine hasren yapılan incelemede;
1) Sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında verilen yapılan yargılamaya, toplanan delillere, gerekçe ve takdire göre katılan idarenin adı geçen sanıklara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin ONANMASINA,
2) Diğer sanıklar yönünden yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında adı geçen şüphelilerin sorulduğunda, yerin kendi korumaları altında olduğunu, mahallede oturan diğer şahıslar kestiği için kendilerinin de kesip yakacak ihtiyaçlarında kullandıklarını beyan etmelerine karşılık aşamalarda alınan savunmalarında diğer sanıkların da farklı zamanda ağaç kestiklerini, ancak keserken görmediklerini beyan etmelerine; muhtar ...'un hazırlıkta alınan ifadesinde, kesim yerinin üç sülaleye ayrıldığını, orman memurları ile bölgeye gittiklerinde Ayşegil sülalesinde yaklaşık 90 adet, Yılmazlar sülalesinde 50 adet, Tahtaca sülalesinde de ağaç kesilmediğini tesbit ettiklerini, kimsenin başkasına ait bölgeden gidip ağaç kesemeyeceğini, hangi bölgede ağaç kesilmişse o bölgenin sahiplerince kesildiğini, duruşma aşamasında da sanıkları bizzat ağaç keserken görmediğini, ancak kesim yerlerinin kendi korumaları altında olduğunu, ağaç kesip evlerine götürdüklerini de bilmediğini beyan etmesine; muhtarın beyanında bahsi geçen ağaç kesilen bölgelerin ait olduğu şahısların bir kısmının ağaç kestiklerini kabul ettiklerinin ve mahkumiyetlerine karar verildiğinin; yapılan ihbar üzerine orman memurlarının olay yerine gitmesi sonucu kesimlerinin tesbit edildiğinin anlaşılmasına göre; ihbarcının kimliğinin araştırılarak tesbiti halinde tanık olarak ifadesinin alınmasından, ...dışında kalan köy ihtiyar heyeti üyeleri, saha bekçisi ve civar taşınmaz sahiplerinin de bu konuyla ilgili beyanlarının alınmasından sonra mahkumiyetlerine karar verilen bir kısım sanıkların, dosyaya ibraz edilen belgeler ışığında da, bölgenin korumaları altında olması dışında suça konu ağaçları kestiklerinin ne şekilde tesbit edildiği hususu irdelenmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile katılan idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.