Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/6949 K.2011/2398
Özet: Mahalli mahkemece verilen sanık mahkumiyetine ve cezasının teciline dair kararı 01.06.2005 tarihinden önce açılan davalardaki şahsi hak taleplerinin göz önünde bulundurulmaksızın yazılı olarak hüküm tesis edilişi, zarar tespiti konusundaki yargıtay kararları dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve bu kararın 21.02.2011’de oybirliğiyle bozulması gerekliliğinin bulunduğu eleştiriler üzerine, mahkeme kararı bozuldu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine, cezasının teciline dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak
1-5320 Sayılı Yasanın 5347 Sayılı Yasa ile değişik geçici 1. maddesi gereğince yasanın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce ceza mahkemelerinde açılmış bulunan davalardaki şahsi hak taleplerinin, görevsizlik kararı verilmeyerek bu mahkemelerce sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından, meydana gelen zarar kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine, cezasının teciline dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak
1-5320 Sayılı Yasanın 5347 Sayılı Yasa ile değişik geçici 1. maddesi gereğince yasanın yürürlüğe girdiği 01.06.2005 tarihinden önce ceza mahkemelerinde açılmış bulunan davalardaki şahsi hak taleplerinin, görevsizlik kararı verilmeyerek bu mahkemelerce sonuçlandırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi
2- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından, meydana gelen zarar kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş müdahil idarenin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten BOZULMASINA, 21.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.