Yargıtay3. Ceza DairesiCeza HukukuGayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/495 K.2011/13663
Özet: Uyuşmazlık, 132 ada 17 nolu parselin orman sınırları içinde olup olmadığı ve bu nedenle sanığın ev yaptırma eyleminin suç teşkil edip etmediği konusundaki mülkiyet ve tescil davalarına ilişkin; mahkeme, sanığın yerin orman olduğunu bilmediğini kabul etmeyerek beraat kararını vermiş ve vekalet ücretinin Hazine yerine orman idaresine tahsil edilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Beraat - müsaderesine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Mahallinde yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından dava konusu yerin 132 ada 17 nolu parsel sınırları içinde kalıp 1991 yılında sanık tarafından ev yaptırılıp, sanığın geçerli bir mülkiyet belgesi bulunmadığının, her ne kadar 1951 tarihinde yapılan kadastro sonucu yerin orman sınırları dışında kaldığı tesbit edilmişse de 1994 yılında yapılan aplikasyon çalışmalarında yerin orman sınırları içinde kaldığının tesbiti üzerine orman idaresince kadastro mahkemesine açılan kadastro tesbitine itiraz ve tescil davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin 1994/512 Esas, 19950322 Karar sayılı 14.8.1995 tarihli kararıyla dava konusu 132 ada 17 nolu parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilip kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve 20.03.1996 tarihinde tapuya tescil edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre sanığın yerin orman olduğunu bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceğinin, suçun sübut bulduğunun gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-Duruşmaları vekil vasıtasıyla takip eden orman idaresi lehine müsaderesine karar verilen tesislerin değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi,
3-Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hükmedilen vekalet ücretinin Hazine yerine orman idaresinden tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili, müdahil idare, O Yer ve Üst C. Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Beraat - müsaderesine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Mahallinde yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarından dava konusu yerin 132 ada 17 nolu parsel sınırları içinde kalıp 1991 yılında sanık tarafından ev yaptırılıp, sanığın geçerli bir mülkiyet belgesi bulunmadığının, her ne kadar 1951 tarihinde yapılan kadastro sonucu yerin orman sınırları dışında kaldığı tesbit edilmişse de 1994 yılında yapılan aplikasyon çalışmalarında yerin orman sınırları içinde kaldığının tesbiti üzerine orman idaresince kadastro mahkemesine açılan kadastro tesbitine itiraz ve tescil davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemenin 1994/512 Esas, 19950322 Karar sayılı 14.8.1995 tarihli kararıyla dava konusu 132 ada 17 nolu parselin orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline karar verilip kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş ve 20.03.1996 tarihinde tapuya tescil edilmiş olduğunun anlaşılmasına göre sanığın yerin orman olduğunu bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceğinin, suçun sübut bulduğunun gözetilmeden yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
2-Duruşmaları vekil vasıtasıyla takip eden orman idaresi lehine müsaderesine karar verilen tesislerin değeri üzerinden nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi,
3-Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine hükmedilen vekalet ücretinin Hazine yerine orman idaresinden tahsiline karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili, müdahil idare, O Yer ve Üst C. Savcılarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 06.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.