Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/417 K.2012/19457
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi, 14.05.2012 tarihli 5271 sayılı CMK 231/5 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağını tartışan, sanığın uzlaşma teklifini kabul etmediğini ve tazminat ibaresi olmadığını belirten tebliğnameyi reddederek, mahkumiyet kararını temyiz itirazlarına onayla bozma yaptırdı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Ceza Genel Kurulunun 13.04.2010 ... 2010/64-85 sayılı kararında; “….mahkeme tarafından kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmemek suretiyle, zararın giderilmemesi yönünde iradesini açıkça ortaya koyan, yargılama aşamasında da giderim yönünden herhangi bir faaliyette bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının objektif koşullarından birisini oluşturan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi” koşulu gerçekleşmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığını” açıkladığı, sanığın 18.05.2007 tarihli ifadesinde uzlaşma ihtimallerinin bulunmadığını açıkladığı gibi tazmin yönünde bir girişiminin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması yönünde bozma isteyen tebliğnameye iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Ceza Genel Kurulunun 13.04.2010 ... 2010/64-85 sayılı kararında; “….mahkeme tarafından kendisine yapılan uzlaşma teklifini kabul etmemek suretiyle, zararın giderilmemesi yönünde iradesini açıkça ortaya koyan, yargılama aşamasında da giderim yönünden herhangi bir faaliyette bulunmayan sanık hakkında, hükmün açıklanmasının objektif koşullarından birisini oluşturan “suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi” koşulu gerçekleşmediğinden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması olanağı bulunmadığını” açıkladığı, sanığın 18.05.2007 tarihli ifadesinde uzlaşma ihtimallerinin bulunmadığını açıkladığı gibi tazmin yönünde bir girişiminin de bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması yönünde bozma isteyen tebliğnameye iştirak olunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı ONANMASINA, 14.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.