Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/4080 K.2012/9332
Özet: Uyuşmazlık konusu: Sanığın annesi ve kardeşi olan katılanları sopa ile yaratarak suç işlediği gerekçesiyle yapılan temyiz itirazlarının değerlendirilmesi. Mahkeme sonucu: Temyiz itirazları reddedildi, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm bozulmadı ve ceza değişikliği yapılmadı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1- Sanığın annesi ve kardeşi olan katılanları yaralama eylemini silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirmesine rağmen cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasına ve tanık Aysel'in beyanına göre; katılan Zekiye'nin sanığa küfür etmesi üzerine sanığın katılanları yaralaması karşısında; sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından katılanlarda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, "Zararın karşılanmaması" biçimindeki gerekçeyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK'un 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; Ancak,
1- Sanığın annesi ve kardeşi olan katılanları yaralama eylemini silahtan sayılan sopa ile gerçekleştirmesine rağmen cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmasına ve tanık Aysel'in beyanına göre; katılan Zekiye'nin sanığa küfür etmesi üzerine sanığın katılanları yaralaması karşısında; sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
3- Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından katılanlarda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşulların da mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde bir değerlendirme yapılıp, hükümde tartışılması yapılmadan, "Zararın karşılanmaması" biçimindeki gerekçeyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan CMUK'un 326. maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.