Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/407 K.2012/7652
**MAHKEMESİ:**Asliye Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanıklar ..., ... ve ... ...'in beraatlerine, sanıklar ... ve ...'ın mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tüm sanıklar hakkında:
a)Sanık ...'in savunmasının alındığı duruşma zaptında katip imzasının bulunmaması nedeniyle CMK 219. maddesine aykırı hareket edilmiş olması,
b)Dosya içinde bulunan olay yeri CD'nin incelenmeden hüküm kurulması,
c)Olayın görgü tanığı Nurhayat ...'ın dinlenmeden hüküm kurulması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında:
a)Mağdur ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına yol açacak şekilde yaralandığı olayda, uzman hekimden rapor aldırılması gerekirken, sadece pratisyen hekim imzalı rapora dayanılarak hüküm kurulması,
b)5237 Sayılı TCK.nın 87/3.maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 Sayılı Yasanın 4.maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu, 5560 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklikle, kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralamalarda, temel cezanın TCK'nın 86/1. maddesine göre belirlenip kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK'nın 87/3 maddesi gereğince yarısına kadar artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan, değişiklikten sonraki yasa maddelerinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
c)Sanıklar hakkında, şikayetçinin zararının karşılanmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ancak; sanıkların sabıkasız oldukları, sanıkların bir daha suç işlemeyeceklerine dair mahkemesinde kanaat oluştuğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, söz konusu maddi zararın ise, hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu gözetilerek, sanıkların, şikayetçiye ait tespit edilecek maddi zararı ödeyip ödemeyeceği belirlendikten sonra, diğer koşulların mevcudiyeti yönünden de bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin ve katılan ... ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanıklar ..., ... ve ... ...'in beraatlerine, sanıklar ... ve ...'ın mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Tüm sanıklar hakkında:
a)Sanık ...'in savunmasının alındığı duruşma zaptında katip imzasının bulunmaması nedeniyle CMK 219. maddesine aykırı hareket edilmiş olması,
b)Dosya içinde bulunan olay yeri CD'nin incelenmeden hüküm kurulması,
c)Olayın görgü tanığı Nurhayat ...'ın dinlenmeden hüküm kurulması,
2-Sanıklar ... ve ... hakkında:
a)Mağdur ...'in basit tıbbi müdahale ile giderilemez ve hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına yol açacak şekilde yaralandığı olayda, uzman hekimden rapor aldırılması gerekirken, sadece pratisyen hekim imzalı rapora dayanılarak hüküm kurulması,
b)5237 Sayılı TCK.nın 87/3.maddesinin, 19/12/2006 tarih ve 5560 Sayılı Yasanın 4.maddesi ile yapılan değişikliğe kadar müstakil fıkra olduğu, 5560 Sayılı Yasanın 4. maddesi ile yapılan değişiklikle, kemik kırığı oluşacak şekilde meydana gelen yaralamalarda, temel cezanın TCK'nın 86/1. maddesine göre belirlenip kırığın hayat fonksiyonlarına etkisine göre TCK'nın 87/3 maddesi gereğince yarısına kadar artırılabileceğinin düzenlendiği, buna göre yasa değişikliğinden önceki ve sonraki yasal düzenlemelerin eyleme uygulanıp, elde edilecek sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde doğrudan, değişiklikten sonraki yasa maddelerinin uygulanarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
c)Sanıklar hakkında, şikayetçinin zararının karşılanmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ancak; sanıkların sabıkasız oldukları, sanıkların bir daha suç işlemeyeceklerine dair mahkemesinde kanaat oluştuğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250-2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, söz konusu maddi zararın ise, hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği zarardan ibaret bulunduğu gözetilerek, sanıkların, şikayetçiye ait tespit edilecek maddi zararı ödeyip ödemeyeceği belirlendikten sonra, diğer koşulların mevcudiyeti yönünden de bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiinin ve katılan ... ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 29/02/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.