‹ Ana sayfa
Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/3874 K.2011/10316

Esas No: 2010/3874 · Karar No: 2011/10316 · Karar Tarihi: 07.07.2011
Özet: Uyuşmazlık konusu, 1102 nolu parselin orman vasfı ile Hazine adına tapu kaydı ve bu arazinin gerçek sınırının belirlenmesi üzerineydi; mahkeme, sanığın beraatini talep ettiği temyiz başvurusunu reddederek kararın bozulmasına karar verdi. Mahkeme, yerinde görülmeyen itirazları dikkate alarak hükmün bozulması ve yeniden inceleme yapılmasını kararlaştırdı.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi

HÜKÜM: Sanığın beraatine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp Düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Mahallinde yapılan keşifler sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında; dava konusu yerin 02.05.1990 tarihinde kesinleşen orman tahdidi ve 2/B uygulamasına göre orman sayılmayan yer, tarım arazisi olarak sınırlandırılmasına karşılık, 20.09.1988 tarihinde kesinleşen arazi kadastrosunda orman vasfıyla hazine adına tesbiti yapılan 1102 nolu parselde kaldığının ifade edilmesine, yine orman işletmesinin 26.12.2007 tarih ve 2007/9 sayılı yazısında dava konusu 1102 nolu parselin orman sınırlandırma çalışmasında bir kısmının sehven orman sınır hattı dışında bırakıldığının, dava konusu yerin orman vasfı ile Hazine adına tapu kaydı bulunan 1102 nolu parselin daha sonra yapılan tahdit çalışmasında sehven orman sınır hattı dışında kalan kısmında bulunmakla beraber tapu sicilindeki durumun muteber olduğundan Maliye Hazinesi adına orman olarak yapılan vasıf tayinine itibar edilmesi gerektiğinin bildirilmesine, Kadastro Tesbit Tutanağından 1102 nolu parselin de 725100 m2 olarak senetsizden orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesbitinin yapılıp tapu kaydının da iptal edilmemiş bulunduğunun anlaşılmasına göre, Kadastro Komisyonu kararında belirtilen konu orman tahdit zaptının da celbedilerek keşfe iştirak eden bilirkişilerden yeminleri verdirilerek orman idaresinin 26.12.2007 tarihli yazısı da dikkate alınıp sanık tarafından dava konusu yerle ilgili geçerli bir mülkiyet belgesi de ibraz edilmemiş bulunması karşısında suç tarihi de esas alınarak dava konusu yere ait olduğu bildirilen 1102 nolu parselin tapu kaydının geçerliliğini koruyup korumadığı hususunda ek rapor alınması gerekirse mahallinde yeninden keşif yapılması suretiyle yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?