Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/343 K.2011/5048
Özet: Mahkemede, sanının temyiz talebinin reddi kararının alınmasının ardından, 647 sayılı Kanun ve 5728 sayılı Kanun hükümlerinin dikkate alınmadığı, hangi sözleşme niteliğinde cezanın adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmediği ve temyiz edilebilirliğinin göz önünde bulundurulmadığı gerekçesiyle, başvurunun sonuçta 13.04.2011 tarihinde oybirliğiyle kaldırılmasıyla temyiz kararının onayediliği gerektiği hususunda karar verildi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık savunmanının temyiz isteminin reddedildiği anlaşılmışsa da, hükmün son fıkrasında yasa yoluna müracaat şekli, süresi ve merciinin belirtilmediği ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilen cezaların temyize tabi oldukları gözetilmeyerek temyiz edilebilirlikte yanılgıya ve hak yoksunluğuna yol açacak şekilde kararın kesin olduğu belirtilerek hüküm kurulduğu görülmekle, 09.05.2007 tarih ve 2006/79 esas ve 2007/358 karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde,
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi
HÜKÜM: Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık savunmanının temyiz isteminin reddedildiği anlaşılmışsa da, hükmün son fıkrasında yasa yoluna müracaat şekli, süresi ve merciinin belirtilmediği ve 647 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilen cezaların temyize tabi oldukları gözetilmeyerek temyiz edilebilirlikte yanılgıya ve hak yoksunluğuna yol açacak şekilde kararın kesin olduğu belirtilerek hüküm kurulduğu görülmekle, 09.05.2007 tarih ve 2006/79 esas ve 2007/358 karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde,
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ile soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün sair yönleri incelenmeksizin bu nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 13.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.