Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/2456 K.2011/13166
Özet: Uyuşmazlık konusu, 18 yaşını tamamlamamış ve daha önce hapis cezası bulunmayan sanığın 6‑20 yıl hapis cezasının aynı TCK maddesinin (1) fıkrası uyarınca yaptırıma çevrilmesi gerekliliği ve mağdur zararının tazmin edilip edilmeyeceğinin belirlenmesiydi. Mahkeme, bu eksiklikleri giderilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vererek sanığın hapis cezasını bozmamış, ancak temyiz itirazları sonucunda 5320 sayılı Yasa ve 1412 sayılı CMUK hükümleri gereği kararı bozmuştu.
MAHKEMESİ: Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyet, Tecil
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1) Daha önce hapis cezası bulunmayıp suç tarihinde 18 yaşını da bitirmemiş olan sanık hakkındaki 6 ... 20 ... hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 50/(3). maddesi uyarınca aynı maddenin (1). fıkrasındaki seçenek yaptırıma çevrilmesi gereğinin gözetilmemesi,
2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, bilirkişi raporu ile katılan idarenin talebine uygun olarak belirlenmekle sanıktan tespit edilen bu zararı (6.203,36 lira tazminat ve 1.517,25 lira ağaçlandırma) giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde 5395 sayılı Çocuk koruma kanunu 23 madde hükmü gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "sanığın katılan idare zararını karşılamadığı ...." gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyet, Tecil
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1) Daha önce hapis cezası bulunmayıp suç tarihinde 18 yaşını da bitirmemiş olan sanık hakkındaki 6 ... 20 ... hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nun 50/(3). maddesi uyarınca aynı maddenin (1). fıkrasındaki seçenek yaptırıma çevrilmesi gereğinin gözetilmemesi,
2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, bilirkişi raporu ile katılan idarenin talebine uygun olarak belirlenmekle sanıktan tespit edilen bu zararı (6.203,36 lira tazminat ve 1.517,25 lira ağaçlandırma) giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde 5395 sayılı Çocuk koruma kanunu 23 madde hükmü gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "sanığın katılan idare zararını karşılamadığı ...." gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.