Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/1657 K.2011/5554
**MAHKEMESİ:**Sulh Ceza Mahkemesi
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-Sanık hakkında 16.6.2005 tarihinde düzenlenen tutanağa istinaden 27.7.2005 tarihinde suç tutanağı tanzim edilmiş bulunmasına, suç tarihinin 2004 yılı olarak belirtilmesine, sanığın 2.3.2006 tarihli savunmasında bağ çubuklarını yaklaşık 3 yıl önce diktiğini beyan etmesine karşılık mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda fidanların 2005 yılı Temmuz ayında söküldüklerinin belirtilerek çelişki yaratılması karşısında keşfe iştirak eden bilirkişiden yemini verdirilerek 16.6.2005 tarihinde söküldüğü tesbit edilen fidanların hangi tarihte söküldüğü, sahada açma eyleminin hangi tarihte gerçekleştiği hususunda ek rapor alınıp suç tarihinin tesbiti ve tutanakla bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'da ek iddianame ile ilgili bir düzenlemenin mevcut olmayıp, yargılama esnasında sanığın iddianamede belirtilen suçtan başka bir suç işlediğinin tesbit edilmesi halinde C.Savcılığına suç duyurusunda bulunabileceği, iddianame düzenlemenin C.Savcısının görev ve takdirinde bulunduğu, ek iddianame düzenlenmesi yönünde talepte bulunulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
**HÜKÜM:** Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
1-Sanık hakkında 16.6.2005 tarihinde düzenlenen tutanağa istinaden 27.7.2005 tarihinde suç tutanağı tanzim edilmiş bulunmasına, suç tarihinin 2004 yılı olarak belirtilmesine, sanığın 2.3.2006 tarihli savunmasında bağ çubuklarını yaklaşık 3 yıl önce diktiğini beyan etmesine karşılık mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda fidanların 2005 yılı Temmuz ayında söküldüklerinin belirtilerek çelişki yaratılması karşısında keşfe iştirak eden bilirkişiden yemini verdirilerek 16.6.2005 tarihinde söküldüğü tesbit edilen fidanların hangi tarihte söküldüğü, sahada açma eyleminin hangi tarihte gerçekleştiği hususunda ek rapor alınıp suç tarihinin tesbiti ve tutanakla bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; 5271 sayılı CMK'da ek iddianame ile ilgili bir düzenlemenin mevcut olmayıp, yargılama esnasında sanığın iddianamede belirtilen suçtan başka bir suç işlediğinin tesbit edilmesi halinde C.Savcılığına suç duyurusunda bulunabileceği, iddianame düzenlemenin C.Savcısının görev ve takdirinde bulunduğu, ek iddianame düzenlenmesi yönünde talepte bulunulamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.