Yargıtay 3. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2010/12293 K.2011/4258
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın 19.12.2006 tarihli TCK 87/3 maddesiyle ve sonrasında yürürlüğe giren kanunla ilgili olarak mağdura verilen zarar ve su borusunun silah olarak kabul edilmemesinden kaynaklanan mahkumiyet kararının temyizidir. (2) Mahkeme, sanığın lehine bir sonuç bulup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına gerek olmadığını belirterek, temyizi bozarak mahkumiyet kararı sürdürdü.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Eylemde kullanılan su borusunun 5237 sayılı Kanun uygulamasında silah olarak kabulu gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
1) Mağdurdaki kemik kırığı şeklindeki yaralama dolayısıyla sanık hakkında 19.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olan TCK'nun 87/3 maddesi ile bu tarihten sonra yürürlüğü giren aynı Kanunun 86/1 ve 87/3 maddelerinin karşılaştırmasının uygulamalı gösterilip bulunan sonucun sanığın lehine olup olmadığı değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "müştekinin uğradığı zararı karşılamadığı" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Mahkumiyetine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Eylemde kullanılan su borusunun 5237 sayılı Kanun uygulamasında silah olarak kabulu gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
1) Mağdurdaki kemik kırığı şeklindeki yaralama dolayısıyla sanık hakkında 19.12.2006 tarihine kadar yürürlükte olan TCK'nun 87/3 maddesi ile bu tarihten sonra yürürlüğü giren aynı Kanunun 86/1 ve 87/3 maddelerinin karşılaştırmasının uygulamalı gösterilip bulunan sonucun sanığın lehine olup olmadığı değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna ilişkin uygulama esasları ve koşullarının belirlendiği Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih, 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesi dikkate alınarak mahkeme tarafından mağdurda meydana gelen zarar, kanaat verici ve basit bir araştırma ile saptanıp, sanıktan tespit edilen bu zararı giderip gidermeyeceği sorulup, diğer koşullarında mevcudiyeti halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıyla ilgili olarak bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler yerine getirilmeden ve denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılmadan "müştekinin uğradığı zararı karşılamadığı" gerekçesiyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 28.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.