Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/4657 K.2011/8425
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mağdur Uysal’ı yaralaması sonucu verilen hapis cezasının yasal dayanakları ve uygulama şekliyle ilgiliydi; Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c ve 53/3 maddelerine göre hapis infazını tamamlanana kadar sanığın yetkilerini kısıtlamayı kabul ederek kararın ilgili kısmını düzeltti ve hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi gösterilmeyerek CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, mahallinde eklenmesi mümkün yazım hatası kabul edilerek;
Sanığın, mağdur ... Uysal'ı yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki " yüzde ... eser"in basit tıbbi müdahaleyle giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 86/1 maddesinden tayin olunması gerekirken 86/2. maddesinden eksik cezayla hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
16.05.2006 tarihli duruşmada 5271 sayılı CMK'nın 191/1. maddesinin okunması nedeniyle,
Sanık hakkında 5271 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin gerekçeli kararda belirtilmiş olması,
... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 29.03.2006 tarih ve 4689 sayılı raporu ile mağdurdaki yaranın "yüzde ... iz niteliğinde" olduğunun belirtilmesi ve
Hükmün gerekçesinde; sanıklar ... ... ve ... ... hakkında delil yetersizliği sebebi ile beraatlerine karar verildiğinin belirtilmesi hükmün A fıkrasında belirtilen sanıkların ... ... ve ... ...; hükmün B fıkrasında ise sanık ...'den bahsedildiğinin anlaşılması karşısında,
Bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3. maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazından başlamak üzere tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının "5237 sayılı yasanın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.....2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında suçun işlendiği yer ve zaman dilimi gösterilmeyerek CMK'nın 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi, mahallinde eklenmesi mümkün yazım hatası kabul edilerek;
Sanığın, mağdur ... Uysal'ı yaralamasında netice sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğindeki " yüzde ... eser"in basit tıbbi müdahaleyle giderilmesi mümkün bulunmadığı gözetilip, temel cezanın 5237 sayılı TCK'nın 86/1 maddesinden tayin olunması gerekirken 86/2. maddesinden eksik cezayla hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından, bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
16.05.2006 tarihli duruşmada 5271 sayılı CMK'nın 191/1. maddesinin okunması nedeniyle,
Sanık hakkında 5271 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesinin gerekçeli kararda belirtilmiş olması,
... Adli Tıp Şube Müdürlüğünce 29.03.2006 tarih ve 4689 sayılı raporu ile mağdurdaki yaranın "yüzde ... iz niteliğinde" olduğunun belirtilmesi ve
Hükmün gerekçesinde; sanıklar ... ... ve ... ... hakkında delil yetersizliği sebebi ile beraatlerine karar verildiğinin belirtilmesi hükmün A fıkrasında belirtilen sanıkların ... ... ve ... ...; hükmün B fıkrasında ise sanık ...'den bahsedildiğinin anlaşılması karşısında,
Bu yönlerden bozma isteyen tebliğnamenin görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
5237 sayılı yasanın 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yasaklamanın aynı yasanın 53/3. maddesine göre kendi alt soyu bakımından şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazından başlamak üzere tatbikine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nun 322. maddesi gereğince hüküm fıkrasının bu konu ile ilgili kısmının "5237 sayılı yasanın 53/1-a, b, d, e bentlerinde yazılı hakları kullanmaktan mahkum oldukları hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet ve kayyımlığa ait yetkileri kendi alt soyu üzerinde kullanmaktan 53/3. maddesi hükmü gereğince şartla tahliye tarihine kadar yoksun bırakılmasına" şeklinde değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.....2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.