‹ Ana sayfa
Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/25446 K.2010/709

Esas No: 2009/25446 · Karar No: 2010/709 · Karar Tarihi: 01.02.2010
Özet: (1) Uyuşmazlık, Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/214 ve 2007/58 sayılı kararıyla sanık …'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. maddesine göre 1 yıl 6 ay hapis cezası, ardından 86/3-e maddesinin artırımla 2 yıl 3 ay hapis cezasına indirgenmesi ve bu kararın kanun yararına bozulma talebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesidir. (2) Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın 309/1. maddesine göre henüz kesinleşmemiş karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulamayacağını belirterek Adalet Bakanlığının isteğini reddetti ve dosyayı mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriy
Nitelikli yaralama suçundan sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/1. maddesi gereğince 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 86/3-e maddesi uyarınca cezasının yan oranında artırılarak 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2007 tarihli ve 2007/214 esas, 2007/58 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 9.12.2009 tarih ve 2009/14115- 69154 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2009 tarih ve 2009/283368 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi;
Mezkur tebliğnamede;
Tüm dosya kapsamına göre; sanığın üzerine atılı suçtan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun 86/1. maddesi gereğince belirlenen cezasından aynı Kanun'un 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılırken, anılan Kanun'un 61/6. maddesinde yer alan, "Hapis cezasının süresi ..., ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir ... yirmidört saat bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adli para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez" hükmüne aykırı şekilde hapis cezasının hesaplanarak fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK' nun 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü;
Karar, müdahil ...'ın yokluğunda verilmiş olup, gerekçeli kararın müdahile tebliğ edildiğine dair tebliğat parçası veya herhangi bir bilgiye rastlanmadığı anlaşılmakla;
Kararı temyize hakkı bulunan müdahil ...'a gerekçeli karar tebliğ edilmediğinden karar henüz kesinleşmemiştir. 5271 sayılı CMK' nın 309/1. maddesine, göre kesinleşmemiş kararlar aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından Adalet Bakanlığının Kanun Yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 1.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?