Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/24220 K.2012/7187
Özet: (1) Uyuşmazlık, mahkemece eksik inceleme ve çelişkili raporlar nedeniyle sanığın hapis cezasının infazı ile ilgili olarak 5237 sayılı TCK ve 5275 sayılı Kanun hükümlerinin yanlış uygulanmasından kaynaklanmaktadır. (2) Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde görerek kararın bozulmasına, ceza miktarı hakkının saklı tutulmasına ve sanığın infaz rejiminin yeniden değerlendirilmesine hükmetmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Mağdurun Delice Devlet Hastanesince düzenlenen 21.11.2007 tarihli raporda mağdurenin burun üst bölgesinde parçalı kırık olduğunun belirtilmesi, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi plastik ve rekonsrüktif cerrahi uzmanınca düzenlenen 05.12.2007 tarihli raporda ise kırık olmadığının belirtilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi için temin edilebilen film ve grafiler ile mevcut raporların Adli Tıp Kurumuna gönderilerek aldırılacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-) 5237 Sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
3-) 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMK'nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-) Mağdurun Delice Devlet Hastanesince düzenlenen 21.11.2007 tarihli raporda mağdurenin burun üst bölgesinde parçalı kırık olduğunun belirtilmesi, Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi plastik ve rekonsrüktif cerrahi uzmanınca düzenlenen 05.12.2007 tarihli raporda ise kırık olmadığının belirtilmesi karşısında, raporlar arasındaki çelişkinin giderilebilmesi için temin edilebilen film ve grafiler ile mevcut raporların Adli Tıp Kurumuna gönderilerek aldırılacak raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-) 5237 Sayılı TCK'nun 53/1-c maddesinde yazılı velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmanın aynı kanunun 53/3 maddesine göre kendi alt soyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar tatbikine karar verilmesi,
3-) 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinin 4,5 ve 6. fıkralarına göre, denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan mahkemeye ait olup, mahkumiyet hükmünde, mükerrir olan sanık hakkında 5237 Sayılı TCK’nun 58/7 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 1412 sayılı CMK'nun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.