Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/2164 K.2012/34847
Özet: Uyuşmazlık, sanıkların TCK’nın 86/2, 125/1, 87/3 ve 106/1 maddeleri kapsamında verilen mahkumiyetleri için yapılan temyiz itirazlarıdır; Mahkeme, temyizlerin zamanında yapılmaması, hukuki gerekçelerin eksikliği ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının belirlenememesi nedeniyle tüm temyiz taleplerini reddederek mahkumiyet kararlarını bozmamaya karar verdi.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... müdafiinin sanık hakkında TCK'nin 86/2 maddesi gereği kurulan hüküme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık müdafii C.M.U.K'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca, temyiz isteminin REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında TCK'nun 86/2 ve 125/1 maddelerindeki suçları yönünden verilen hükümlerin incelenmesinde:
Tayin edilen cezaların tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ... haklarında TCK'nin 87/3 ve 106/1 maddelerindeki suçları yönünden, ..., ..., ... haklarında TCK'nin 86/2 ve 125/1 maddelerindeki suçları yönünden verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, mahkemenin de “Olayı hangi sanığın başlattığının belli olmaması” şeklinde kabulünün bulunduğu anlaşılmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 esas 367 sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılan ... Vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK' un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanıkların mahkumiyetlerine dair.
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık ... müdafiinin sanık hakkında TCK'nin 86/2 maddesi gereği kurulan hüküme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanık müdafii C.M.U.K'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiğinden, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca, temyiz isteminin REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... haklarında TCK'nun 86/2 ve 125/1 maddelerindeki suçları yönünden verilen hükümlerin incelenmesinde:
Tayin edilen cezaların tür ve miktarına, 5237 sayılı Kanunun 50/5. maddesine göre; hükmün 1412 sayılı CMUK’un 305/1. maddesi gereğince temyizi mümkün bulunmadığından sanıklar müdafilerinin ve katılan ... vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar ..., ... haklarında TCK'nin 87/3 ve 106/1 maddelerindeki suçları yönünden, ..., ..., ... haklarında TCK'nin 86/2 ve 125/1 maddelerindeki suçları yönünden verilen hükümlerin incelenmesinde:
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
İlk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, mahkemenin de “Olayı hangi sanığın başlattığının belli olmaması” şeklinde kabulünün bulunduğu anlaşılmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 esas 367 sayılı kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin ve katılan ... Vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK' un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.