Yargıtay3. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2007/10124 K.2010/204
Özet: Uyuşmazlık, sanığın mahkumiyetine ilişkin temyiz itirazları ve ilgili kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgilidir; Mahkeme, temyiz itirazlarını yerinde bulup kararın bozulmasına karar vererek hükmü iptal etmiştir.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın eski hükümlülük kaydının hafif para cezasından ibaret tazmini nitelikte olmasına göre, sonraki suç işlenmeden adli sicilden silinme koşulları oluştuğundan hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin tatbikine engel teşkil etmediği kabul edilerek yapılan incelemede
1- Sanık hakkında 456/4 ve 6136 s.y. nın 13/1 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
2- Sanık hakkında 456/2 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- 5252 sayılı kanunun 9/3 maddesinde öngörüldüğü üzere “olaya uygulanmak ve ortaya çıkan sonuçları birbiriyle karşılaştırmak” biçiminde ve denetlenebilir açıklıkta her iki yasaya göre uygulama yapılarak sonuçları gerekçeleriyle birlikte hükümde gösterilmek suretiyle lehe yasanın hangisi olduğu tespit olunduktan sonra hüküm fıkrasında ilgili yasa tüm hükümleriyle uygulaması kararda gösterilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Adli Tıp Kurumu Kartal Şube Müdürlüğünün 18.11.2005 tarih ve 3406 sayılı raporuna göre, mağdurun sol femur kemiğinde kırık meydana gelecek şekilde yaralanması sonucu yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede olduğunun belirtilmesi karşısında, hükümden sonra 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesinde yapılan değişiklik nazara alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
HÜKÜM: Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın eski hükümlülük kaydının hafif para cezasından ibaret tazmini nitelikte olmasına göre, sonraki suç işlenmeden adli sicilden silinme koşulları oluştuğundan hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5 maddesinin tatbikine engel teşkil etmediği kabul edilerek yapılan incelemede
1- Sanık hakkında 456/4 ve 6136 s.y. nın 13/1 maddesinden kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
2- Sanık hakkında 456/2 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine. Ancak;
1- 5252 sayılı kanunun 9/3 maddesinde öngörüldüğü üzere “olaya uygulanmak ve ortaya çıkan sonuçları birbiriyle karşılaştırmak” biçiminde ve denetlenebilir açıklıkta her iki yasaya göre uygulama yapılarak sonuçları gerekçeleriyle birlikte hükümde gösterilmek suretiyle lehe yasanın hangisi olduğu tespit olunduktan sonra hüküm fıkrasında ilgili yasa tüm hükümleriyle uygulaması kararda gösterilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Adli Tıp Kurumu Kartal Şube Müdürlüğünün 18.11.2005 tarih ve 3406 sayılı raporuna göre, mağdurun sol femur kemiğinde kırık meydana gelecek şekilde yaralanması sonucu yaşamının tehlikeye maruz kalmayıp kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisinin ağır (6) derecede olduğunun belirtilmesi karşısında, hükümden sonra 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 87/3 maddesinde yapılan değişiklik nazara alınarak sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 27.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.