‹ Ana sayfa
Yargıtay23. Hukuk DairesiTicaret Hukuku

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2011/237 K.2011/71

Esas No: 2011/237 · Karar No: 2011/71 · Karar Tarihi: 13.07.2011
Taraflar arasındaki kooperatifin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.






Davacı vekili, davalı kooperatifin 31.07.2006 tarihinden dava tarihine kadar genel kurul toplantısını yapmadığını, kanuni organlarını teşekkül ettirmediğini, ortakların kooperatifin feshi için dilekçe verdiğini, kooperatifin amacına ulaşma imkânının bulunmadığını ileri sürerek, kooperatifin feshini talep etmiştir.






Davalı temsilcisi, kooperatifin herhangi bir faaliyetinin olmadığını savunmuştur.






Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatifin 2006 yılından beri genel kurul toplantılarını yapmadığı, organlarını teşekkül ettirmediği, amacına ulaşma imkanı bulunmadığı, herhangi bir faaliyetinin olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, kooperatifin feshine karar verilmiştir.






Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.






1- Mahkemece, davalı kooperatifin feshine karar verilmiş ise de, tasfiye memuru atanmasına ilişkin bir hüküm tesis edilmemiştir. Her ne kadar, davacı taraf bu yönde bir istemde bulunmamışsa da, fesih talebinin aynı zamanda tasfiye kararı verilmesi ve tasfiye memuru atanması talebini içerdiği ve tasfiye memuru atanmasının feshin ve tasfiyenin doğal bir sonucu olduğu gözetilerek, mahkemece re'sen tasfiye memuru atanması gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır.






2- Davalı kooperatif iddia edilen dağılma nedenini yarattığına ve bu suretle de iş bu davanın açılmasına neden olduğuna göre, mahkemece tarife gereğince davacı yararına vekalet ücretine ve HUMK'nın 417. maddesi uyarınca da davacı masraflarının davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesi gerekirken, davacı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi de doğru görülmemiştir.






Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 13.07.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?