Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/9824 K.2016/8434
Özet: (1) Mahkeme, mala zarar verme ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheli olan E.’nin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 28/09/2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kanun yararına bozma talebiyle ilgili olarak soruşturmanın eksik yürütülmüş olduğunu belirtti. (2) Yargıtay, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesine dayanarak 06/11/2015 tarihli 2015/3735 D.İş. kararını bozdu ve dosyayı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına göndererek yeni soruşturma yapılmasını emreddi.
Mala zarar verme ve güveni kötüye kullanma suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 28/09/2015 tarihli ve 2015/67334 soruşturma sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/11/2015 tarihli ve 2015/3735 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 06.04.2016 gün ve 15241-2015-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/04/2016 gün ve 2016/145161 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteminde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müşteki tarafın şikayet dilekçesi ile bildirmiş olduğu tanıklarından .... hariç diğer tanıkları dinlenilmeden, keza dosyaya sonradan ibraz edilen fatura kapsamında şüphelinin müşteki şirkete yönelik zarar verici herhangi bir eylemde bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2015 tarih, 2015/3735 D.İş. sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteminde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, dosya kapsamına göre müşteki tarafın şikayet dilekçesi ile bildirmiş olduğu tanıklarından .... hariç diğer tanıkları dinlenilmeden, keza dosyaya sonradan ibraz edilen fatura kapsamında şüphelinin müşteki şirkete yönelik zarar verici herhangi bir eylemde bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın eksik soruşturmaya dayalı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden... 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 06.11.2015 tarih, 2015/3735 D.İş. sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.