‹ Ana sayfa
Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/6868 K.2016/5063

Esas No: 2016/6868 · Karar No: 2016/5063 · Karar Tarihi: 21.04.2016
Özet: (1) Uyuşmazlık, dolandırıcılık suçundan şüphelilere karşı yürütülen soruşturma sonucunda Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesinin kanun yararına bozma talebine dayanarak Yargıtay’ın 9. Sulh Ceza Hakimliğinin kararını incelemesiyle ilgilidir. (2) Mahkeme, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/05/2015 tarihli kararının bozulmasına ve dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine karar verdi.
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/04/2015 tarihli ve 2014/89235 soruşturma, 2015/37901 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii...9. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/05/2015 tarihli ve 2015/1312 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30.12.2015 gün ve 27328/87440 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/02/2016 gün ve 2016/651 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteminde; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda müşteki vekilinin şüphelilerin dolandırıcılık yaptığı iddiası üzerine... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda sadece şüphelilerden ...’ın beyanının alınması ve söz konusu senetlerin takibine ilişkin İcra Dairesi ve Mahkeme dosyalarının incelenmesi ile yetinilerek suçun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, müşteki vekilinin göstermiş olduğu tanıklar ... ve ...’ın dinlenilmesi ve müşteki vekilince olayın diğer şüphelisi olduğu bildirilen...’ın da ifadesine başvurularak sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden...9. Sulh Ceza Hakimliğinin 26/05/2015 tarih ve 2015/1312 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?