Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/6843 K.2016/5086
Özet: (1) Müştekinin şikâyetine dayalı olarak Merve isimli şüphelinin dolandırıcılık suçundan soruşturulması ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi sürecinde, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmadığı gerekçesiyle itirazın reddi. (2) 2. Sulh Ceza Hakimliği’nin 2015/936 sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma talebi üzerine, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca bozulmuş ve dosya mahallenin ilgili dairesine gönderilmiştir.
Müşteki ... tarafından yapılan şikâyet üzerine, Merve isimli meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 13/05/2015 tarihli ve 2015/1510 soruşturma, 2015/1087 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin,...2. Sulh Ceza Hakimliğinin 05/08/2015 tarihli ve 2015/936 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2016 gün ve 14535/2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/03/2016 gün ve 2016/77389 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteminde;
Dosya kapsamına göre, şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu haklarında, eylemin suçun maddi unsurlarına vücut vermediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin şikayet dilekçesinde belirttiği dolandırıcılık iddiası üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği, müştekinin dilekçesinde geçen iddialara ilişkin araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden...2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 05/08/2015 tarihli 2015/936 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kanun yararına bozma isteminde;
Dosya kapsamına göre, şüphelilerin dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiası üzerine yürütülen soruşturma sonucu haklarında, eylemin suçun maddi unsurlarına vücut vermediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Cumhuriyet savcısı tarafından müştekinin şikayet dilekçesinde belirttiği dolandırıcılık iddiası üzerine herhangi bir araştırma yapılmaksızın karar verildiği, müştekinin dilekçesinde geçen iddialara ilişkin araştırma yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden...2. Sulh Ceza Hakimliği'nin 05/08/2015 tarihli 2015/936 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 21/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.