Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/4468 K.2016/5475
Özet: (1) Sanıkların, “Bilgisayar” adlı işyerinde çalışanları sahte olarak göstererek dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediği iddiası; (2) Mahkeme, sanıkların dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından beraat ettiğini, ancak bir temyiz itirazının sahte belgelerle ilgili hatalı hüküm nedeniyle bozulmasına karar verdi.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ile ...'ın ortak olduğu ... Bilgisayar şirketinin muhasebecisi olan sanıklar ... ile ...'in; anılan işyerinde diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ı çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi göstermek suretiyle dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ... ile ...'ın ortak olduğu ... Bilgisayar adlı işyerinin gerçek bir işyeri olması, sigorta primlerinin muntazaman ödenmiş bulunması, ödenmese bile ilgili kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği hususları nazara alındığında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki dolandırıcılık suçu ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'in 06/02/2009 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadesinde; "Ben ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısları ismen hatırlamıyorum, adı geçen ... isimli şahısta sahte olarak tanzim edip kullandığım ... kimliğiyle 2004 yılında ... Bilgisayar Ltd. Şti ortağı olarak birlikte kurduk. Ben sadece imza attım, işlemleri ... takip etti, ben başka kimse ile görüşmedim, daha sonra benim aramam olunca kaçtım, şirketle ilgili işlem yapmadım, işlemleri kimin takip ettiğini bilmiyorum. Ben kurulduktan yaklaşık bir ay sonra Türkiye'den Kıbrıs'a gittim. Daha sonra 2005 yılı şubat ayında Türkiye'ye döndüm, geldiğimi söyleyerek teslim oldum, ... sahte kimliğinin kullanıyordu" şeklindeki beyanı ile 09/04/2012 tarihli bilirkişi raporunda 06.05.2004 tarihli iş yeri bildirgesindeki ...'nın adının altına atılan imzanın sanık ...'in el ürünü olduğuna dair beyan, 09.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda ..., ... ve ... adına düzenlenmiş 21/05/2014 tarihli sigortalı işe giriş bildirgelerindeki imzaların sanık ...'in el ürünü olduğuna dair beyanlar karşısında sanıklar ... ile ...'in sahte belgelerle kurdukları şirkette iştirak halinde ..., ... ve ... adına sahte işi giriş belgeleri düzenleyerek katılan kuruma verdiklerinden eylemlerinin zincirleme şekilde sahtecilik suçunu oluşturduğundan TCK'nın 207/1 ve 43'ncü maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken suç vasfında ve değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık, sahtecilik
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ile ...'ın ortak olduğu ... Bilgisayar şirketinin muhasebecisi olan sanıklar ... ile ...'in; anılan işyerinde diğer sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ...'ı çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi göstermek suretiyle dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında dolandırıcılık suçundan ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar ... ile ...'ın ortak olduğu ... Bilgisayar adlı işyerinin gerçek bir işyeri olması, sigorta primlerinin muntazaman ödenmiş bulunması, ödenmese bile ilgili kurumun alacaklarını her zaman tahsil etme imkanının bulunması nedenleriyle katılan kurumun zararından da bahsedilemeyeceği hususları nazara alındığında, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki dolandırıcılık suçu ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkındaki sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık ...'in 06/02/2009 tarihli Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadesinde; "Ben ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli şahısları ismen hatırlamıyorum, adı geçen ... isimli şahısta sahte olarak tanzim edip kullandığım ... kimliğiyle 2004 yılında ... Bilgisayar Ltd. Şti ortağı olarak birlikte kurduk. Ben sadece imza attım, işlemleri ... takip etti, ben başka kimse ile görüşmedim, daha sonra benim aramam olunca kaçtım, şirketle ilgili işlem yapmadım, işlemleri kimin takip ettiğini bilmiyorum. Ben kurulduktan yaklaşık bir ay sonra Türkiye'den Kıbrıs'a gittim. Daha sonra 2005 yılı şubat ayında Türkiye'ye döndüm, geldiğimi söyleyerek teslim oldum, ... sahte kimliğinin kullanıyordu" şeklindeki beyanı ile 09/04/2012 tarihli bilirkişi raporunda 06.05.2004 tarihli iş yeri bildirgesindeki ...'nın adının altına atılan imzanın sanık ...'in el ürünü olduğuna dair beyan, 09.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda ..., ... ve ... adına düzenlenmiş 21/05/2014 tarihli sigortalı işe giriş bildirgelerindeki imzaların sanık ...'in el ürünü olduğuna dair beyanlar karşısında sanıklar ... ile ...'in sahte belgelerle kurdukları şirkette iştirak halinde ..., ... ve ... adına sahte işi giriş belgeleri düzenleyerek katılan kuruma verdiklerinden eylemlerinin zincirleme şekilde sahtecilik suçunu oluşturduğundan TCK'nın 207/1 ve 43'ncü maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken suç vasfında ve değerlendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.