‹ Ana sayfa
Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku

Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/2867 K.2016/2811

Esas No: 2016/2867 · Karar No: 2016/2811 · Karar Tarihi: 14.03.2016
Özet: Uyuşmazlık, sanığın katılanlara zengin olduğunu iddia ederek para ve gayrimenkul vaatleriyle borç para alarak dolandırıcılık suçundan hüküm getirilmesi üzerine temyiz başvurusu ile ilgilidir. Mahkeme, temyizin süresinde yapıldığını kabul edip sanığın dolandırıcılık suçunu işlediğini belirterek 3 yıl hapis ve 20.000 TL adli para cezası verdi; ancak 5320 sayılı Kanun ve ilgili CMUK hükümleri gereği karar bozuldu.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık

HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 52, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis 20000 TL adli para cezası TCK'nın 157/1, 52, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis 20000 TL adli para cezası 4 yıl hapis 40000 TL adli para cezası Dosya incelenerek gereği düşünüldü: O yer Cumhuriyet savcısının, 24/10/2013 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra temyiz ettiği gerekçesiyle, tebliğnamede temyiz isteminin reddi talep edilmiş ise de, temyiz süresinin son gününün haftasonuna denk gelmesi nedeniyle ilk mesai gününde yapıldığı anlaşıldığından, temyizin süresinde yapıldığı belirlenerek yapılan incelemede: Sanığın, katılanlara zengin olduğunu, gayrimenkullerinin bulunduğunu, elektrik mühendisi ve yazar olduğunu söyleyerek güven telkin ettiği, katılanlara para ve gayrimenkul vaat ederek borç para aldığı, ihtiyaçlarını karşılattırdığı anlaşıldığından, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanığın eylemini, bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda katılanlara birden fazla kez gerçekleştirdiği anlaşıldığı halde, sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması, 2-Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının ve TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemiş olması, Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?