Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/11338 K.2016/8430
Özet: (1) Uyuşmazlık, sanığın bilişim sistemleri aracılığıyla banka veya kredi kurumlarını dolandırmak için telefon hattı kullanması iddiasıyla ilgili olarak 5320 sayılı Kanun ve CMUK hükümleri çerçevesinde temyiz başvurusunun kabulü ve mahkumiyet kararının bozulmasıdır. (2) Mahkeme, sanığın geçirdiği hastalık nedeniyle “kesin yatak istirahatı” içinde olduğunu ve bu nedenle mahkumiyet kararı süresinde temyiz edilemediğini belirterek, delillerin yetersizliğine dayanarak kararın bozulmasına hükmederek 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle mahkumiyet kararını iptal etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 158/1-f-son, 52/2. ve 53. maddeler uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.00.00.-TL adli para cezası ile mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 24/03/2016 tarihli dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi ve temyiz isteminde bulunması karşısında, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesine göre inceleme mercinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması nedeniyle eski hale iade talebinin reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/03/2016 gün ve 2015/130 E, 2016/46 Karar sayılı sayılı ek kararının hukuken yok hükmünde olduğu kabul edilerek, sanığın sunmuş olduğu raporlar ve belgelere göre, sanığın geçirmiş olduğu hastalıktan dolayı “kesin yatak istirahatı” nedeniyle mahkumiyet hükmünü süresinde temyiz edemediği anlaşıldığından eski hale getirme talebinin kabulüyle temyiz başvurusunun süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın savunmasında, suça konu telefon hattını kullanmadığını ve ısrarlı bir şekilde atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, telefon hattına ait getirtilen abonelik sözleşmesinin sanık adına düzenlenmediği, sanığın mahkumiyetine gerekçe olarak gösterilen bu telefon hattı ile sanığın kullanmakta olduğu başka bir telefon hattı arasındaki görüşmelerden ibaret kayıtların tek başına yeterli delil teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle ve ihtimale dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 158/1-f-son, 52/2. ve 53. maddeler uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 1.00.00.-TL adli para cezası ile mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, 24/03/2016 tarihli dilekçeyle yargılamanın yenilenmesi ve temyiz isteminde bulunması karşısında, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK'nın 311. maddesine göre inceleme mercinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması nedeniyle eski hale iade talebinin reddine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 28/03/2016 gün ve 2015/130 E, 2016/46 Karar sayılı sayılı ek kararının hukuken yok hükmünde olduğu kabul edilerek, sanığın sunmuş olduğu raporlar ve belgelere göre, sanığın geçirmiş olduğu hastalıktan dolayı “kesin yatak istirahatı” nedeniyle mahkumiyet hükmünü süresinde temyiz edemediği anlaşıldığından eski hale getirme talebinin kabulüyle temyiz başvurusunun süresinde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın savunmasında, suça konu telefon hattını kullanmadığını ve ısrarlı bir şekilde atılı suçu işlemediğini beyan etmesi, telefon hattına ait getirtilen abonelik sözleşmesinin sanık adına düzenlenmediği, sanığın mahkumiyetine gerekçe olarak gösterilen bu telefon hattı ile sanığın kullanmakta olduğu başka bir telefon hattı arasındaki görüşmelerden ibaret kayıtların tek başına yeterli delil teşkil etmeyeceği anlaşılmakla, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle ve ihtimale dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.