Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku Gayrimenkul ve Emlak Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/10564 K.2016/8406
Özet: Uyuşmazlık, avukatların katılanın talimatları doğrultusunda teminat ve yargı harcını geri vermeden hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçlarını işlediği iddiasına dayanıyordu; mahkeme, delillerin yeterli olmadığını belirterek sanıkları beraat etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... kayıtlı olarak avukatlık görevini yapan sanıkların, katılandan aldıkları vekaletname gereğince vekil sıfatıyla takip ettikleri ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki tapu iptal ve tescil davasında vekillik görevlerini gerektiği gibi yerine getirmedikleri, katılanın bilgisi ve talimatı olmadan davaya konu otel üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ederek, teminat bedeli olarak daha önce yatırılan 170.000,00 TL'yi 13/12/2007 tarihinde almalarına rağmen katılana vermeyerek uhdelerinde tuttukları, söz konusu davanın katılan aleyhine sonuçlanmasına rağmen sanıkların birlikte verdikleri dilekçe ile temyiz hakkından feragat ederek kararın kesinleşmesine neden oldukları, bu kararın kesinleşmesinden sonra da iadesine karar verilen 228.775,10 TL yargı harcını 07/01/2008 tarihinde almalarına rağmen katılana vermeyerek uhdelerinde tuttukları, bu surette sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda,
Katılan tarafından imzalandığı kendi beyanı ile kabul edilen, üzerinde her hangi bir tahrifat bulunmadığı da Adli Tıp Raporu ile sabit olan, katılan tarafından sanıklara verilen yazılı talimatlarda “söz konusu davaya ilişkin temyiz hakkından vazgeçilerek kararın kesinleştirilmesinin sağlanması ve teminat bedeli ile yargı harcından da avukatlık ücretlerinin alınmasının” istendiği, sanıklarında söz konusu dava da müvekkilleri olan katılanın talimatları doğrultusunda hareket ettikleri, dolayısıyla eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve katılanın yazılı talimatlarına dayandığı, aksi ispat edilemeyen sanık savunmalarından, Adli Tıp Raporundan, katılan ve tanık beyanlarından anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/09/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... kayıtlı olarak avukatlık görevini yapan sanıkların, katılandan aldıkları vekaletname gereğince vekil sıfatıyla takip ettikleri ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki tapu iptal ve tescil davasında vekillik görevlerini gerektiği gibi yerine getirmedikleri, katılanın bilgisi ve talimatı olmadan davaya konu otel üzerine konulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ederek, teminat bedeli olarak daha önce yatırılan 170.000,00 TL'yi 13/12/2007 tarihinde almalarına rağmen katılana vermeyerek uhdelerinde tuttukları, söz konusu davanın katılan aleyhine sonuçlanmasına rağmen sanıkların birlikte verdikleri dilekçe ile temyiz hakkından feragat ederek kararın kesinleşmesine neden oldukları, bu kararın kesinleşmesinden sonra da iadesine karar verilen 228.775,10 TL yargı harcını 07/01/2008 tarihinde almalarına rağmen katılana vermeyerek uhdelerinde tuttukları, bu surette sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda,
Katılan tarafından imzalandığı kendi beyanı ile kabul edilen, üzerinde her hangi bir tahrifat bulunmadığı da Adli Tıp Raporu ile sabit olan, katılan tarafından sanıklara verilen yazılı talimatlarda “söz konusu davaya ilişkin temyiz hakkından vazgeçilerek kararın kesinleştirilmesinin sağlanması ve teminat bedeli ile yargı harcından da avukatlık ücretlerinin alınmasının” istendiği, sanıklarında söz konusu dava da müvekkilleri olan katılanın talimatları doğrultusunda hareket ettikleri, dolayısıyla eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olduğu ve katılanın yazılı talimatlarına dayandığı, aksi ispat edilemeyen sanık savunmalarından, Adli Tıp Raporundan, katılan ve tanık beyanlarından anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29/09/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.