Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2016/10159 K.2016/10645
Özet: Uyuşmazlık, yaşlı bir şikayetçiyi bankada imza attırarak 3.000 TL kredi çektirip parayı alıp huzurevine yatırma tehdidiyle dolandırmak üzerine kurulmuştur; mahkeme, TCK'nın 157/1, 52/2 ve 53 maddeleri uyarınca sanığı 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezasına çarptı. Bu karar, sanığın temyiz itirazlarının eksik inceleme nedeniyle bozulmasına yol açarak mahkeme kararı 13/12/2016’da oybirliğiyle bozularak yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 52/2, 53 maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yaşlı ve bakıma muhtaç olup yalnız yaşamakta olan şikayetçi ...'nın bu durumunu kullanmak isteyen sanığın şikayetçiyi huzur evine yatırmak konusunda ikna ettiği ve şikayetçiye bankada bu işlem için imza vermesini söyleyerek şikayetçiye 3.000 TL miktarlı kredi çektirip bankada imza attırdığı ve banka tarafından şikayetçiye ödenen parayı teslim aldığı, sonrasında da huzurevine yatırılacağını söylediği ancak bir daha şikayetçiyi aramadığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; mahkeme tarafından bankaya yazılan 12/12/2011 tarihli müzekkerede sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla 3.000 TL paranın şikayetçinin mirasçıları adına açılacak hesaba yatırılmasına ilişkin yazı bulunduğu, aynı müzekkerenin altında kimlik aslı olmaması nedeniyle bankaca işlem yapılmadığından paranın emanete alındığının not düşülmesine rağmen dosya arasında emanet makbuzunun bulunmadığı, sanığın beyanında ve temyiz dilekçesinde vermiş olduğu 3.000 TL paranın emanete yatırıldığına ilişkin savunmasının yer alması karşısında; emanet kayıtlarında 3.000 TL paranın bulunup bulunmadığının araştırılması, şikayetçinin mirasçılarının davadan haberdar edilerek beyanlarının alınarak sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: TCK'nın 157/1, 52/2, 53 maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yaşlı ve bakıma muhtaç olup yalnız yaşamakta olan şikayetçi ...'nın bu durumunu kullanmak isteyen sanığın şikayetçiyi huzur evine yatırmak konusunda ikna ettiği ve şikayetçiye bankada bu işlem için imza vermesini söyleyerek şikayetçiye 3.000 TL miktarlı kredi çektirip bankada imza attırdığı ve banka tarafından şikayetçiye ödenen parayı teslim aldığı, sonrasında da huzurevine yatırılacağını söylediği ancak bir daha şikayetçiyi aramadığı, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Kabule göre de; mahkeme tarafından bankaya yazılan 12/12/2011 tarihli müzekkerede sanığın etkin pişmanlıktan yararlanmak amacıyla 3.000 TL paranın şikayetçinin mirasçıları adına açılacak hesaba yatırılmasına ilişkin yazı bulunduğu, aynı müzekkerenin altında kimlik aslı olmaması nedeniyle bankaca işlem yapılmadığından paranın emanete alındığının not düşülmesine rağmen dosya arasında emanet makbuzunun bulunmadığı, sanığın beyanında ve temyiz dilekçesinde vermiş olduğu 3.000 TL paranın emanete yatırıldığına ilişkin savunmasının yer alması karşısında; emanet kayıtlarında 3.000 TL paranın bulunup bulunmadığının araştırılması, şikayetçinin mirasçılarının davadan haberdar edilerek beyanlarının alınarak sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.