Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukukuİcra ve İflas HukukuTicaret Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/9569 K.2016/9131
Özet: Uyuşmazlık, ABD’de faaliyet gösteren katılan şirketin sanıkların ortağı olduğu gıda şirketiyle yaptığı sözleşme kapsamında ödenen 85.877 USD’nin iadesi için başlatılan icra takibi ve sanıkların bu malları teslim etmemesi üzerine dolandırıcılık suçlamasıdır. Mahkeme, sanıkların ayrı ayrı beraat ettiğine karar vererek, söz konusu anlaşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğunu kabul etti.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
ABD'de faaliyet gösteren katılan şirketin, sanıkların ortağı oldukları ... Gıda şirketi ile sözleşme imzalayarak, greyfurt ve limon siparişi verdiği, sözleşme gereğince de avans bedeli olarak toplam 85.877 ABD dolarını sanıklara havale ettiği, ancak sanıkların sözleşme konusu malları şirkete göndermediği, bunun üzerine ödenen bedelin iadesini sağlamak için katılan şirket tarafından sanıkların ortağı olduğu şirket aleyhine icra takibine başlanıldığı, ancak şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresinde bulunamaması nedeni ile ödeme emrinin tebliğ edilemediği, bu nedenle yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı, sanıkların bu surette birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
... Gıda şirketinin tarım ürünleri satışı işi ile uğraşan gerçek bir şirket olduğu, sanıklar ile katılan şirket arasında, tarım ürünleri alım-satımına ilişkin, hukuken geçerli, taraflarca da kabul edilen sözleşme yapıldığı, bu sözleşme kapsamında da katılan şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen, sanıkların edimlerini yerine getirmedikleri, sanıkların savunmalarında da “iç tedarikçi ile yaşadıkları sıkıntı nedeni ile edimlerini yerine getiremediklerini” beyan ederek borcu bu şekilde kabul ettikleri, katılan şirket tarafından da ... Gıda şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak şirketin adresinde bulunulmaması nedeni ile tebligatın yapılamadığı, bu hususun başlı başına hileli bir eylem olarak sayılamayacağı, Tebligat Kanunu kapsamında tebligat işlemlerinin yapılarak takibin kesinleştirilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla sanıklar ile katılan arasında, sözleşmeye aykırı davranış kapsamında hukuki ihtilaf mahiyetinde bir anlaşmazlık olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye bu nedenle iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM: Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
ABD'de faaliyet gösteren katılan şirketin, sanıkların ortağı oldukları ... Gıda şirketi ile sözleşme imzalayarak, greyfurt ve limon siparişi verdiği, sözleşme gereğince de avans bedeli olarak toplam 85.877 ABD dolarını sanıklara havale ettiği, ancak sanıkların sözleşme konusu malları şirkete göndermediği, bunun üzerine ödenen bedelin iadesini sağlamak için katılan şirket tarafından sanıkların ortağı olduğu şirket aleyhine icra takibine başlanıldığı, ancak şirketin ticaret sicilinde belirtilen adresinde bulunamaması nedeni ile ödeme emrinin tebliğ edilemediği, bu nedenle yapılan icra takibinin sonuçsuz kaldığı, sanıkların bu surette birlikte hareket ederek nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda,
... Gıda şirketinin tarım ürünleri satışı işi ile uğraşan gerçek bir şirket olduğu, sanıklar ile katılan şirket arasında, tarım ürünleri alım-satımına ilişkin, hukuken geçerli, taraflarca da kabul edilen sözleşme yapıldığı, bu sözleşme kapsamında da katılan şirketin edimlerini yerine getirmesine rağmen, sanıkların edimlerini yerine getirmedikleri, sanıkların savunmalarında da “iç tedarikçi ile yaşadıkları sıkıntı nedeni ile edimlerini yerine getiremediklerini” beyan ederek borcu bu şekilde kabul ettikleri, katılan şirket tarafından da ... Gıda şirketi aleyhine icra takibi başlatıldığı, ancak şirketin adresinde bulunulmaması nedeni ile tebligatın yapılamadığı, bu hususun başlı başına hileli bir eylem olarak sayılamayacağı, Tebligat Kanunu kapsamında tebligat işlemlerinin yapılarak takibin kesinleştirilmesinin mümkün olduğu, dolayısıyla sanıklar ile katılan arasında, sözleşmeye aykırı davranış kapsamında hukuki ihtilaf mahiyetinde bir anlaşmazlık olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye bu nedenle iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.