Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7771 K.2016/5584
Özet: Uyuşmazlık konusu, sanığın katılanlara gerçek altın boncukları vererek dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıdır. Mahkeme, 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca sanığı 2 yıl 6 ay hapis ve 83.320 TL adli para cezasına çarptı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 83.320 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık suç tarihinden 10 gün kadar önce katılan ...'ı arayarak "ben ...'da öğrenci iken bizi taşıdın, bize çok iyilikte bulundun, teyzem çömlekte altın bulmuş, gel numune verelim baktır" dediği, bunun üzerine katılan ...'ın yanına arkadaşı olan katılan ...'i de alarak ... ilçesi ... Köyüne geldikleri, sanığın burada katılanlara 4 adet gerçek altın boncuğu 450,00 TL karşılığında verdiği, katılanların bu boncukları ... ilinde bir kuyumcuya gösterdikleri, kuyumcunun altınların gerçek olduğunu söylemesi üzerine katılanların tekrar... köyüne gelerek telefonla sanığı aradıkları, sanığın katılanlardan 100.000,00 TL parayı sayma bahanesiyle alıp; altınları vermeden olay yerinden uzaklaştığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille aynı anda işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen ve dairece düzeltilen husus dışındaki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52, 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis, 83.320 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık suç tarihinden 10 gün kadar önce katılan ...'ı arayarak "ben ...'da öğrenci iken bizi taşıdın, bize çok iyilikte bulundun, teyzem çömlekte altın bulmuş, gel numune verelim baktır" dediği, bunun üzerine katılan ...'ın yanına arkadaşı olan katılan ...'i de alarak ... ilçesi ... Köyüne geldikleri, sanığın burada katılanlara 4 adet gerçek altın boncuğu 450,00 TL karşılığında verdiği, katılanların bu boncukları ... ilinde bir kuyumcuya gösterdikleri, kuyumcunun altınların gerçek olduğunu söylemesi üzerine katılanların tekrar... köyüne gelerek telefonla sanığı aradıkları, sanığın katılanlardan 100.000,00 TL parayı sayma bahanesiyle alıp; altınları vermeden olay yerinden uzaklaştığı anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille aynı anda işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen ve dairece düzeltilen husus dışındaki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 02/05/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.