Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/7354 K.2016/2139
Özet: (1) Uyuşmazlık, katılanın sanığa toplamda yaklaşık 130.000 TL para vermesi ve sonrasında sanığın bu parayı geri ödememesi nedeniyle sahte çekler sunarak dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarıyla ilgiliydi. (2) Mahkeme, TCK'nın ilgili maddeleri uyarınca sanığı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptı ancak kararın bazı unsurları eksik veya hatalı olduğu gerekçesiyle hüküm bozuldu ve yeniden yargılanması kararlaştırıldı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ: Dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: TCK'nın 207/1, 43/1, 62, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis TCK'nın 157/1, 62, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanın, oğlunun arkadaşı olan sanık ile tanıştığı, sanığın babası ile birlikte şeker işi yaptığını, kamyon başına 2.800 TL para kaldığını, katılanın emekli ikramiyesini değerlendirebileceğini söylediği, bunun üzerine katılanın ilk etapta sanığa 10.000 TL para verdiği, sonrasında ise 20.000 TL verdiği, sanığın da bir süre sonra ilk satışın kârı olarak söyleyerek 1.400 TL para verdiği, bunun üzerine katılanın güven duyarak farklı zamanlarda para vermeye devam ederek toplamda 130.000 TL civarında para verdiği, bir süre sonra sanığın herhangi bir para ödemesi yapmaması üzerine katılanın istemesi ile sanığın...'a ait .... Ltd. Şti, lehtarı kendisi olan, 05/06/2010 keşide tarihli 30.000 TL bedelli, 19/06/2010 keşide tarihli 25.000 TL bedelli, 02/07/2010 keşide tarihli 30.000 TL bedelli üç adet çeki cirolayarak verdiği, çeklerin bankaya ibrazında üzerinde vergi numarası olmaması nedeniyle eski tip çeklerden olduğunun anlaşılması ve aynı zamanda çeklerde keşide yerinin yazmaması nedeniyle sanığın dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm açısından; katılan ile sanık arasındaki sorunun başlangıçta hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, ancak sonradan sanığın önceden doğan borcuna karşılık suça konu çekleri vermesi şeklindeki eyleminin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/03/1998 gün ve 6/8 – 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm açısından; sanığın suça konu çekleri aynı anda katılana vermiş olması karşısında TCK'nın 43. maddesinin uygulama imkanı bulunmayacağından yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 3- TCK'nın 157/1 maddesinde hapis ve adli para cezasının birlikte öngörülmesine rağmen sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
HÜKÜM: TCK'nın 207/1, 43/1, 62, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis TCK'nın 157/1, 62, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanın, oğlunun arkadaşı olan sanık ile tanıştığı, sanığın babası ile birlikte şeker işi yaptığını, kamyon başına 2.800 TL para kaldığını, katılanın emekli ikramiyesini değerlendirebileceğini söylediği, bunun üzerine katılanın ilk etapta sanığa 10.000 TL para verdiği, sonrasında ise 20.000 TL verdiği, sanığın da bir süre sonra ilk satışın kârı olarak söyleyerek 1.400 TL para verdiği, bunun üzerine katılanın güven duyarak farklı zamanlarda para vermeye devam ederek toplamda 130.000 TL civarında para verdiği, bir süre sonra sanığın herhangi bir para ödemesi yapmaması üzerine katılanın istemesi ile sanığın...'a ait .... Ltd. Şti, lehtarı kendisi olan, 05/06/2010 keşide tarihli 30.000 TL bedelli, 19/06/2010 keşide tarihli 25.000 TL bedelli, 02/07/2010 keşide tarihli 30.000 TL bedelli üç adet çeki cirolayarak verdiği, çeklerin bankaya ibrazında üzerinde vergi numarası olmaması nedeniyle eski tip çeklerden olduğunun anlaşılması ve aynı zamanda çeklerde keşide yerinin yazmaması nedeniyle sanığın dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm açısından; katılan ile sanık arasındaki sorunun başlangıçta hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, ancak sonradan sanığın önceden doğan borcuna karşılık suça konu çekleri vermesi şeklindeki eyleminin, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03/03/1998 gün ve 6/8 – 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, 2- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm açısından; sanığın suça konu çekleri aynı anda katılana vermiş olması karşısında TCK'nın 43. maddesinin uygulama imkanı bulunmayacağından yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 3- TCK'nın 157/1 maddesinde hapis ve adli para cezasının birlikte öngörülmesine rağmen sanık hakkında sadece hapis cezasına hükmolunarak eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.