Yargıtay23. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/211 K.2015/67
1 kez atıf aldıSonraki kararlarda bu karara yapılan atıflar
Özet: (1) Sanık O.. S.. ve Girişim Varlık Yönetim A.Ş.’nin, Akbank’a sahte senetlerle kredi açılmasını sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçunu işlediği iddiası; (2) Mahkeme, sanığın beraatini kararlaştırarak davayı reddetti.
TÜRK MİLLETİ ADINA
YARGITAYİLAMI
Esas No: 2015/211
Karar No: 2015/67
Tebliğname No: 11 - 2011/210156
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/02/2011
NUMARASI: 2010/464 (E) ve 2011/37 (K)
SANIK: O.. S..
KATILAN: Girişim Varlık Yönetim A.Ş.
SUÇ: Banka veya kredi kurumlarnıca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 16/08/2007
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez. Şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka veya diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fail, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu deyiminden, banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde A... G... in Akbank'tan kredi almak üzere müracaatta bulunduğu, teminat olarak sonradan sahte olduğu anlaşılan senetleri verdiği, Akbank T... Şubesi'nde müşteri temsilcisi olarak çalışan sanık O.. S..'nın A....'ın getirdiği evrakları sisteme girerek kabul onayı verildikten sonra müdüre gönderdiği, sanığın A.... G....'le birlikte dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek delil elde edilemediğinden sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/30/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
YARGITAYİLAMI
Esas No: 2015/211
Karar No: 2015/67
Tebliğname No: 11 - 2011/210156
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ: Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 22/02/2011
NUMARASI: 2010/464 (E) ve 2011/37 (K)
SANIK: O.. S..
KATILAN: Girişim Varlık Yönetim A.Ş.
SUÇ: Banka veya kredi kurumlarnıca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık
SUÇ
TARİHİ: 16/08/2007
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
5237 sayılı TCK'nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez. Şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka veya diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanunu'nun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fail, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu deyiminden, banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde A... G... in Akbank'tan kredi almak üzere müracaatta bulunduğu, teminat olarak sonradan sahte olduğu anlaşılan senetleri verdiği, Akbank T... Şubesi'nde müşteri temsilcisi olarak çalışan sanık O.. S..'nın A....'ın getirdiği evrakları sisteme girerek kabul onayı verildikten sonra müdüre gönderdiği, sanığın A.... G....'le birlikte dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yetecek delil elde edilemediğinden sanığın beraatine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/30/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.