Yargıtay 23. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 23. Ceza Dairesi E.2015/176 K.2015/1285
Özet: Mahkumiyet, saldırganın dolandırıcılık suçunu işlediği kanıtlanarak, cezaya karar veren Ağır Ceza Mahkemesi, dolandırıcılığın tüm unsurlarını buldukları için, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca duruşma talebini reddederek, 1412 sayılı Kanun’un 318. maddesine göre hükmü onayladı.
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafii, yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede,
Sanığın, mağdurlar ... l'den kendilerini yurtdışına göndereceği; ...'dan ise, kardeşlerini ..'dan getirip ikamet hususunda izin alabileceği vaadi ile para aldığı, ayrıca inandırıcı olabilmek için nüfus cüzdanı fotokopileri ve fotoğraf da istediği ancak mağdurlarla ilgili herhangi bir işlem yapmadığının anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılanlara karşı aynı suçu birden fazla işlemesi nedeniyle TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafii, yerel mahkeme hükmünü duruşma talepli olarak temyiz etmiş ise de, suçun vasfı ve cezanın miktarına göre, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 318. maddesi gereğince duruşma isteminin reddi ile yapılan incelemede,
Sanığın, mağdurlar ... l'den kendilerini yurtdışına göndereceği; ...'dan ise, kardeşlerini ..'dan getirip ikamet hususunda izin alabileceği vaadi ile para aldığı, ayrıca inandırıcı olabilmek için nüfus cüzdanı fotokopileri ve fotoğraf da istediği ancak mağdurlarla ilgili herhangi bir işlem yapmadığının anlaşılması karşısında, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılanlara karşı aynı suçu birden fazla işlemesi nedeniyle TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.