Yargıtay22. Ceza DairesiCeza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2016/814 K.2016/1699
Özet: Uyuşmazlık konusu, Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2009/932 ve 2010/713 sayılı kararıyla hırsızlık suçundan hüküm giymiş sanığın temyiz sürecinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazıyla ilgili olarak 5320 sayılı Kanun çerçevesinde yapılan kararın geçerliliği ve temyiz hakkının varlığıdır. Mahkeme, başsavcılık itirazını reddederek, 22.12.2015 tarihli kararı kaldırmadan, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir.
KARARI: Asliye Ceza Mahkemesinin
SUÇ: Hırsızlık
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/02/.2016 tarih ve 6-2011/215685 sayılı yazısında; Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarih ve 2009/932 Esas, 2010/713 Karar sayılı kararı ile sanık ..n hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz incelemesi sonucunda verilen, Dairemizin 22.12.2015 tarih, Esas 2015/ Karar sayılı ilamın da 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesine göre kurulan hükümde, sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen 18/03/2008 tarihli hükmün diğer sanık yönünden bozularak bozmanın sanık ....'e sirayetine dair verilen karar üzerine sanık yönünden bozma sonrası kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında; temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesinin hatalı olup, esastan inceleme yapılması gerektiği ileri sürülerek, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinin son cümlesi uyarınca Dairemizin sözü edilen ilamına itiraz edilmiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine incelenerek gereği düşünüldü,
Dosyanın incelenmesinde, hakkında bozma öncesi 18/03/2008 tarihinde kurulan hüküm temyiz edilmeyerek kesinleşen sanığa bozmanın sirayet ettirilmesine göre, bozma sonrası kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, dairemizin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dairemizin 22.12.2015 tarih, Karar sayılı kararının kaldırılmasına yer olmadığına, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 04/02/.2016 tarih ve 6-2011/215685 sayılı yazısında; Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2010 tarih ve 2009/932 Esas, 2010/713 Karar sayılı kararı ile sanık ..n hırsızlık suçundan cezalandırılmasına ilişkin hükmün temyiz incelemesi sonucunda verilen, Dairemizin 22.12.2015 tarih, Esas 2015/ Karar sayılı ilamın da 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesine göre kurulan hükümde, sanık hakkında temyiz edilmeden kesinleşen 18/03/2008 tarihli hükmün diğer sanık yönünden bozularak bozmanın sanık ....'e sirayetine dair verilen karar üzerine sanık yönünden bozma sonrası kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi karşısında; temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesinin hatalı olup, esastan inceleme yapılması gerektiği ileri sürülerek, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesinin son cümlesi uyarınca Dairemizin sözü edilen ilamına itiraz edilmiştir.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan itiraz üzerine incelenerek gereği düşünüldü,
Dosyanın incelenmesinde, hakkında bozma öncesi 18/03/2008 tarihinde kurulan hüküm temyiz edilmeyerek kesinleşen sanığa bozmanın sirayet ettirilmesine göre, bozma sonrası kurulan hükmü temyize hakkı bulunmadığından, dairemizin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmediğinden REDDİNE,
Dairemizin 22.12.2015 tarih, Karar sayılı kararının kaldırılmasına yer olmadığına, itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurul Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.