Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/21877 K.2016/3803
Özet: 27. Asliye Ceza Mahkemesi, hırsızlık suçundaki mahkumiyet kararı, 765 sayılı TCK ve ilgili kanun maddelerine göre 15/12/2009’da kesinleşen tarafı itibarıyla 15/03/2016’da tedbirli itirazla, kararın bozulmasına karar vererek, hukuki sürecin kapatılmasını onayladı.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa yüklenen eyleme uyan ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 141/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa'nın 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 15/12/2009 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 19/05/2013 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suçun işlendiği 25/06/2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, kararın nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığa yüklenen eyleme uyan ve 765 sayılı TCK’nın 491/ilk maddesinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 141/1, 66/1-e, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Yasa'nın 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında, dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olması ve aynı Yasa'nın 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca hesaplanan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 15/12/2009 tarihinde duran ancak deneme süresinde ikinci suçun işlendiği 19/05/2013 tarihinde tekrar işlemeye başlayan 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suçun işlendiği 25/06/2004 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 15/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.