Yargıtay 22. Ceza Dairesi Ceza Hukuku
Yargıtay 22. Ceza Dairesi E.2015/15433 K.2016/10120
Özet: (1) Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesiyle ilgili olarak yeniden ele alınması gerektiği tartışılıyor; (2) Mahkeme, 5271 sayılı CMK’nın ilgili maddelerinin uygulanmasında önceki kararın yalnızca gönderilmesinin yeterli olmadığını belirterek, hüküm fıkrasının eksik ve belirsiz yazımını bozan kararları bozdu ve sanığın temyiz itirazlarını kabul etti.
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetim süresine tabi tutulmasına karar verilip, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün yeniden ele alınarak açıklanmasına ilişkin olan kararda; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda açıklanmasına yönelik aynı maddenin 11. fıkrasında öngörülen, geri bırakılan hükmün yalnızca açıklanmasına karar verilmekle yetinileceğine ilişkin düzenlemenin, açıklanması geri bırakılan önceki hükümde ilke olarak mahkemece bir değişiklik yapılamayacağını vurgulamaya yönelik olduğu ve dolayısıyla bundan açıklanması geri bırakılan hükme sadece gönderme yapılması gerektiği anlam ve sonucunun çıkarılamayacağı gözetilerek, somut olayda, sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanan kararın hüküm fıkrasında, CMK'nın 232/6. maddesine uygun olarak, verilen kararın ne olduğunun, uygulanan Kanun maddelerinin, her bir madde uygulanırken verilen ceza miktarının ayrı ayrı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken yalnızca önceki hükme göndermede bulunmakla yetinilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, kararların nitelik, cezaların türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve denetim süresine tabi tutulmasına karar verilip, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün yeniden ele alınarak açıklanmasına ilişkin olan kararda; 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi durumunda açıklanmasına yönelik aynı maddenin 11. fıkrasında öngörülen, geri bırakılan hükmün yalnızca açıklanmasına karar verilmekle yetinileceğine ilişkin düzenlemenin, açıklanması geri bırakılan önceki hükümde ilke olarak mahkemece bir değişiklik yapılamayacağını vurgulamaya yönelik olduğu ve dolayısıyla bundan açıklanması geri bırakılan hükme sadece gönderme yapılması gerektiği anlam ve sonucunun çıkarılamayacağı gözetilerek, somut olayda, sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle açıklanan kararın hüküm fıkrasında, CMK'nın 232/6. maddesine uygun olarak, verilen kararın ne olduğunun, uygulanan Kanun maddelerinin, her bir madde uygulanırken verilen ceza miktarının ayrı ayrı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken yalnızca önceki hükme göndermede bulunmakla yetinilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı istteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.