Yargıtay21. Hukuk DairesiGayrimenkul ve Emlak Hukuku · ön sınıflandırma
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/9356 K.2011/7649
Özet: (1) Davacı, 01.06.1995‑31.12.1997 ve 01.06.2000‑31.12.2001 dönemlerinde tarım sigortası yaptırıp yaptırmadığını tespit edilmesini talep etti; (2) Mahkeme, davacının bu iki dönemde tarım sigortası yaptırdığını kabul ederek kararını düzeltti ve 1.100,00 TL avukatlık ücretini davacıdan alarak davalıya ödemesini belirledi.
MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
Davacı, 1.6.1995-31.12.1997, 1.6.2000-31.12.2001 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 1.6.1995 tarihinden dava tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 22.6.2011 tarihli dilekçesiyle 01.06.1995-31.12.1997 ve 01.06.2000-31.12.2001 tarihleri arasındaki dönemin tespitini isteyerek talebini daraltmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü denmek süretiyle davacının 01.06.1995-31.12.1997 ve 01.06.2000-31.12.2001 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kural olarak davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini taraflar arasında paylaştırması gerekir. (HUMK md.417). Somut olayda davacının dava dilekçesindeki talebinin daraltılması nedeniyle mahkemece daraltılan bu talebe göre karar verilmesi durumunda istemin bir kısmından feragat edildiğinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın kabulü denmek suretiyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının l nolu bendindeki "Davanın kabulüne" sözcüklerinin silinerek yerine;
"1-Davanın kısmen kabulüne" sözcüklerinin yazılmasına, 1. bendin sonuna "fazla talebin reddine" sözcüklerinin eklenmesine ve hüküm fıkrasına son bent olarak "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Davacı, 1.6.1995-31.12.1997, 1.6.2000-31.12.2001 tarihleri arasında tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve temyiz nedenlerine göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının 1.6.1995 tarihinden dava tarihine kadar Tarım ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 22.6.2011 tarihli dilekçesiyle 01.06.1995-31.12.1997 ve 01.06.2000-31.12.2001 tarihleri arasındaki dönemin tespitini isteyerek talebini daraltmıştır.
Mahkemece, davanın kabulü denmek süretiyle davacının 01.06.1995-31.12.1997 ve 01.06.2000-31.12.2001 tarihleri arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kural olarak davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa mahkemenin yargılama giderlerini taraflar arasında paylaştırması gerekir. (HUMK md.417). Somut olayda davacının dava dilekçesindeki talebinin daraltılması nedeniyle mahkemece daraltılan bu talebe göre karar verilmesi durumunda istemin bir kısmından feragat edildiğinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken davanın kabulü denmek suretiyle davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının l nolu bendindeki "Davanın kabulüne" sözcüklerinin silinerek yerine;
"1-Davanın kısmen kabulüne" sözcüklerinin yazılmasına, 1. bendin sonuna "fazla talebin reddine" sözcüklerinin eklenmesine ve hüküm fıkrasına son bent olarak "Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 1.100.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin eklenmesine ve hükmün bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 04.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.