‹ Ana sayfa
Yargıtay21. Hukuk Dairesiİş Hukuku

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2011/14082 K.2012/19147

Esas No: 2011/14082 · Karar No: 2012/19147 · Karar Tarihi: 08.11.2012
Özet: (1) Davacı, iş kazası sonucu oluşan maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatların ödenmesini talep etmiş, mahkeme talebin kısmen kabulüne karar vererek belirli bir tazminat miktarı belirlemiştir; (2) Ancak temyiz sürecinde, dava değerinin temyiz sınırını (1.540 TL) aşmaması nedeniyle manevi tazminata ilişkin temyiz dilekçeleri reddedilmiş ve mahkemenin ilk kararının onaylanmasıyla temyiz harcının iadesi kararlaştırılmıştır.
**MAHKEMESİ:**İş MahkemesiDavacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R 1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 1. Maddesinde “Bu Kanunun, senetle ispat, istinaf ve temyiz ile temyizde duruşma yapılmasına ilişkin parasal sınırlarla ilgili hükümlerinin Kanunun yürürlüğe girmesinden önceki tarihte açılmış olan dava ve işlerde uygulanmayacağı, geçici 3. Maddesinde ise Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete' de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı HUMK’ nun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı” düzenlenmiştir. Anılan düzenleme gereğince uygulanması gerekli olan HUMK'nun 427. maddesindeki 40,00-TL olan kesinlik sınırı ise parasal sınırları değiştiren 5219 sayılı yasanın 2/c maddesi ile 21.7.2004 tarihinden itibaren verilecek kararlarda bir milyar liraya (1.000,00 TL’ye) çıkarılmıştır. Diğer bir deyişle 21.7.2004 tarihinden itibaren verilen kararların temyiz edilebilmesi için hüküm altına alınan miktarın bir milyar lirayı (1.000,00-TL’yi) geçmesi gerekir. Öte yandan HUMK’na 5236 sayılı yasanın 19.maddesi ile eklenen Ek-4.maddeye göre ise “Görev, kesin hüküm, istinaf, temyiz, Yargıtay’da duruşma, senetle ispata ve sulh mahkemelerindeki taksim davalarında muhakeme usulünün belirlenmesine ilişkin maddelerdeki parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on milyon lirayı (10,00-TL) aşmayan kısımları dikkate alınmaz.” 2010 yılında bu parasal sınır 1.430,00-TL.olarak uygulanmıştır. 12.11.2010 Gün ve 27757 sayılı Resmi Gazetede ilan edilen Maliye Bakanlığı’na ait 401 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde, 2010 yılı için belirlenen yeniden değerlendirme oranı % 7,7 olarak öngörülmüştür. Buna göre, 2011 yılında mahkemelerce verilecek kararların temyiz edilebilmesi için, temyize konu dava değerinin 1.540,00. TL.’sini geçmesi gerekir. Somut olayda, kabul edilen ve reddolunan miktara göre tarafların temyizine konu manevi tazminata ilişkin dava değeri 1.500,00-TL’dir. Bu durumda manevi tazminata ilişkin hüküm taraflar yönünden kesin nitelik taşıdığından 1.6.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak tarafların manevi tazminatı amaçlayan temyiz dilekçelerinin reddine, 2- Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine ve özellikle davacının sürekli iş göremezlik nedeniyle maddi tazminat hesabının 07.01.2009 tarihinden itibaren başlatılması gerekirken, 11.04.2011 tarihinden başlatılması hatalı ise de, hüküm altına alının tazminatın miktarına göre, bu yanlışlığın kısmi davada sonuca etkisinin bulunmadığı ilerde açılması muhtemel ek davada giderilmesinin mümkün bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları ile davacı ve davalı vekilinin yerinde bulunmayan diğer bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, fazla alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 08.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu karar metni kamuya açık kaynaklardan derlenmiştir; taraf kimlik bilgileri anonimleştirilir. Yalnızca bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye yerine geçmez. Kişisel verilerinizin yer aldığını düşünüyorsanız kaldırma talebinde bulunabilirsiniz.

AvAi

Hukuki AI Asistanı
Merhaba! Ben AvAi, Avarsis Hukuki AI Asistanınız. Size nasıl yardımcı olabilirim?